13 Haziran 2018, Çarşamba
saat: 10:24


Bilir misin bilmem, ne zaman vücudunda bir yeri kesip dikseler o yara ve etrafında his kaybı oluşur. Sorguladığında, muhattap bulur da soruna cevap alabilirsen, bir süre sonra sinirlerin iyileşebileceğini ama yapılan operasyon sonrasında normal olduğunu, takılmamanı söylerler. O sürenin ne kadar olduğunu kimse tam olarak bilmez. His kaybı varsa ağrı sızı niye oluyor diyeceksin di mi? Bence de mantıksız. Madem dokunulduğunu hissetmeyeceksin, neden içten içten ağrıyorsun? Bu haksızlık değil mi? Hepsinin tabi ki birer açıklaması var ama şimdi haksızlık değil mi diye çıkışmak çok daha kolayıma gidiyor.
İlk bir sene kadar yaralarının güneş görmemesi, gereksiz pigmentasyona karşı alman gereken bir önlemdir. Yara iyileştikten sonra e vitamini ile yapılan masaj hem yaranın rengi hem de oluşan skar dokusunu dağıtmak adına faydalıdır. Hoş, ne yaparsan yap, yaranın rengi vücut ısına göre değişir. Bazen, özellikle çok soğuk olduğunda, anlamsızca sızlar birde. Hani his yoktu, ne bok yemeye aşka geldin diye konuşurken bulabilirsin kendini.
Ve tabi ki bir çok şey gibi bunlar da senin hasta eğitiminin bir parçası değildir. Kurcaladıkça, yaşadıkça öğrenirsin. Bir çoğunu diğer yaşayanlardan toparlar sentezlersin falan.
Sağ kalçamda da artık bir iz olduğu için, sağ bacağımda dokunduğumda hissettiğim alan çok az. Acaba böyle böyle geriye bir şey kalacak mı? diye düşünürken buluyorum kendimi. Aynı bacağa dokunulduğunu nadir bölgelerde hissedip, ağrısından duramıyor olmam bence büyük haksızlık günce. Peki ya olmayan bir bacağı hissetseydin? O zaman hayat çok daha adil mi gelecekti? diye sorarlar insana...
Fikrat amcanın dediklerini aklımdan çıkarmamaya çalışıyorum. Eğer canın acıyorsa, yaşıyorsun demektir. Çok şükür.
Çok şükür.
Çok şükür...

Öpüldün güncem.

istanbul
hosting