sociologue :  
and i made some tea to drink with the cookies.

çok derin yaraları ucu çivili sopayla dürterek yumuşakça(?!) uyardı beni. bütün bu -en kibar tanımıyla- endişeler, kafamı uçurmamak için bir süre önce yüz çevirdiğim acılarım...

yamukpirenses :  
işte bende biraz siyanür kaynattım birazdan içicem;)

[hepsini okudum]