fou :  
açıkhavaya çıkıp ya da pencereni açıp, derin bir sekilde nefes alıp ver gözlerini kapatıp. saniyelik de olsa huzur verir.

nedamet :  
:)

fou :  
;) yap mutlaka, başka türlü olmuyor, zaman yiyor hepsini.

nedamet :  
Tamam fou bi denicem teşekkürler.

kobalt :  
çıplak ayakla karda koşmayı da deneyebilirsin bence...tabandan vücuda yayılan ürperti aromalı serinlik senı mutlu edecektir.evet!

nedamet :  
Kobalt gülümsedini hissediyorum ben dediklerini çırılçıplak yapmayı düşünüyorum hemde saatlerce.

kobalt :  
fakat; o zaman bu masum mutluluk bulma çabası bir faciaya inkışaf edebilir."aman" diyeyim!

nedamet :  
ölmez zatüre olursam ve sen bana bakmak zorunda kalırsan diye mi bu 'aman.

fou :  
çok pardon diyerek bir şey soracağım; şu çıplak koşma mevzuunu yağmurda yapınca da hissiyat sahibi olabiliyor muyuz?

kobalt :  
bilemedim ki şimdi!
ben hep karda koştuğum için...

nedamet :  
Yagmurda güzel olan bence ıslanmak. ben hep yaparım bunu.alır götür beni başka yerlere hep bu hal.

fou :  
"kar"ı da kaçırdık o zaman.
teşekkür ediverdim.

[hepsini okudum]