brigitte_jones :  
sen bu satirlari yazarken malesef bir yerlerde kadinlar dovulup olduruluyor. insan sinirlendigi vakit agzina geleni soyluyor, zenci, arap, kadin, escinsel, turk... ama biraz daha derin dusunmeye davet ediyorum seni.

vengance :  
Ben iş hayatındaki dövülmeyecek kadar güçlü olan -edindikleri güçleri kaprisleri ile birleştiren- kadınlardan bahsediyorum. O senin bahsetmiş olduğun kadınlara sonsuz desteğim var.
Bilmem anlatabildim mi?

brigitte_jones :  
sanirim ben anlatamamisim: is hayati kaprisli-kompleksli-huysuz insanlarla (kadin/erkek) dolu ama insan hafizasi oyle ki sadece dikkatini ceken ayrintilari kaydediyor, mesela seni her uyuz eden meslekdasinin kadin olmasi gibi.

brigitte_jones :  
o yuzden kadin-erkek-vs diye ayrimcilik yapmak o kadar yanlis ki. ozellikle de zaten ezilen bir zumreye ayrimcilik ettiginde haksizligi desteklemekten baska birsey yapmamis oluyorsun.

vengance :  
O zaman sana şöyle bir örnek vereyim.
Ama bu örnek için kadınların ezilip ezilmeme konusundan çıkman gerekiyor.
Benim değindiğim konu kadınların iş hayatında profesyonel davranamadıkları. Kesinlikle duygusal davranlamarıdır.

vengance :  
Bir kadın yönetici geciken bir iş konusunda fevri davranıp tüm gemileri yakmaya meyillidir.
Fakat erkek yönetici çözüm odaklı çalışmaktadır. Gerekiyorsa işi kendi devralır ve bitirir. ve kesinlikle daha sabırlıdır.
kadınlar ise gemileri yakmayı

vengance :  
daha uygun görmektedir.

brigitte_jones :  
iyi de bu genellemenin önde gideni olmadı mı şimdi?
senin patron mesela, üzerinde çalıştığın projeyi yakmamış mı 2dakkada, çok mu mantıklı davranmış?

vengance :  
Günce de benim patronumun kimden etkilendiğini hatta tam anlamıyla kimin ağzına baktığından bahsetmiştim.
Burda asıl gemileri yakan patronum değil partonuma kötü rapor veren şahısa ait.
Bazı düzenlemelerle halledilebileck bir işi

vengance :  
tamamen sildi.
Bu tamamen ego ve otorite gösterisi. Başka hiç birşey değil.

brigitte_jones :  
bunu erkekler de yapıyor ama? iş hayatında erkekler de son derece duygusal/fevri (ki bu kendini agresivite olarak gösteriyor genelde) davranabiliyorlar. adam çalışmadığını zannettiği makineyi sağ kroşe ile tamir etmeye çalışıyor mesela..

brigitte_jones :  
benim iş deneyimim ise kendine aşırı güvenen bu yüzden yapmadığı hata kalmayan, karşındakini aşağıda gören ve bu yüzden de rezil etmediği proje kalmayan adamlarla dolu.

brigitte_jones :  
iş hayatında her an karşına yaptığın işi, senin istediğin şekilde değerlendirmeyen, sana köstek olan insanlar çıkacaktır. bu insanları değerlendirirken aklındaki "kadın-erkek-zenci-eşcinsel vs" gibi önyargıları bir kenara bırakman gerekir

brigitte_jones :  
...çünkü ayrımcı zihniyet işte tam da bu önyargılarla beslenir

vengance :  
Ya gerçekten ben size neden bahsettiğimi anlatamadım galiba.
Daha doğrusu çevremden bahseteyim, o zaman çalışmayan makinaya tekme atan olmayan adamdan bi haber olduğumu anlayın.

vengance :  
Benim iş çevremde herkes üniversite mezunu ve herkesin yüksek hayat standartları var.
Söz konusu bu çevre olunca, memnuyetsizlik ve kapris düzeyi oldukça yüksek.
Ve ben iş hayatında kadın/erkek gibi bir konu olduğunda,

vengance :  
makineye tekme atan adam örneği gözümde canlandıramıyorum.

brigitte_jones :  
benim i$ cevrem ise hepsi ya doktora sahibi ya da doktora ogrencisi olan bilim insanlari ya da muhendislerden olusuyor. tekme tokat birbirine giren ve laboratuarin yarisini kirip doken adamlar gordum :) herkes duygusal, herkes fevri..

brigitte_jones :  
"kadinlar kaprisli erkekler mantiklidir" gibi genellemeler deneyimlenmekten cok ogrenilmis seyler bence. bu onyargiyi aklindan cikarabildigin vakit iki cinsi de esit degerlendirmeye kadinlarin mantikli erkeklerin fevri yonlerini gormeye baslarsin

vengance :  
walla bizim patron da kendi doktora tezini bana yaptırıyo, sinir bozucu bi durum.
Neyse demekki bizim anlaşamamız çevre farkından kaynaklanıyormuş, o konu da hemfikiriz. :)

brigitte_jones :  
:)

[hepsini okudum]