karacaa :  
iyi halteetin ya bişey olsaydı sana değil başkalrına zarar verseydin birde marifet gibi anlatıo

futile :  
ağzınızla içseniz? başka tarafınızı kullanacaksanız da evinizde içseniz?

Mattheus :  
ne marifet gibi anlatması be? ben yaptığım şeyle övündüm mü burada?

ağzımızla içtik efendim ama sarhoş olduk. evimizde içemeyiz çünkü herkesin ailesi evinde. böyle boktan bir şehirde yaşayınca saat ondan sonra kızların eve dönmesi ya da araç

Mattheus :  
bulmak zor oluyor. günün her vakti araç bulamıyoruz,elimiz mahkum kalıyor. ha bu yaptığımın yanlış olduğunu biliyorum,savunmuyorum birşeyi,vaziyeti söylüyorum size.

futile :  
kıza ayıp olmasın diye sarhoş araba kullanmak garip geldi, biz de yorumumuzu yazdık.

karacaa :  
nerde içtinizde araç bulamadınız merak ettim...

Mattheus :  
birincisi bana hesap soramazsınız. ikincisi birşey merak ediyorsanız adam gibi sorarsınız. benim neyimsiniz ki benimle böyle azarlar gibi konuşabiliyorsunuz?
kıza ayıp olmasın diye değil,ben zaten arabayla gitmiştim,kızın da parası olmayınca

Mattheus :  
parası olmayınca,geç saatte tek başına otobüs beklemek yerine evine ben bıraktım.
karacaa-> benim nerede oturduğumu biliyor musun da nereyi gittiğimi soruyorsun? kaldı ki gidilen mekanın önemi yok burada,önemli olan dönüş.

Mattheus :  
efendice sor cevabını al arkadaş. ne demek ağzınla içersen bilmem ne bilmem ne. İçki içince sarhoş olunacağını bilmiyor muyum da sizden öğrenicem. yok iyi haltettin...
asıl sen abuk subuk konuşarak iyi halt ettin.
Ben haklıyım demedim hiç bir

Mattheus :  
zaman. Sarhoş araba kullanmanın da adam öldürdüğünü biliyorum merak etmeyin.
Öğüt vereceksin abuk subuk saldırarak değil adam gibi ver. Herkesin bildiği birşey vardır. Ama bu şekilde iletişim kuramazsınız.

futile :  
bir hafta içinde yakınlarından 3 trafik kazası haberi alınca insan biraz daha duyarlı oluyor. bu tip hatalar yüzünden bunlar başa geldiği için tepkiliyim.

futile :  
ayrıca daha önceden de konuştuğumuz için samimiyetine güvenerek o şekilde yazmıştım, yanlış anlamışım demek, kusura bakma.

Mattheus :  
söylediklerinde haklısın ben de bugünlerde çok sinirliyim,yüksek lisans ön kaydı için sürekli her dk yeni birşey istiyorlar. en son lise diplomasının numarasını öğrenmeye gittim. beyinsizce hazırlanmış bir sistemde nüfus cüzdanının veriliş nedenini

Mattheus :  
bile soruyorlar. bütün günüm sağa sola koşmakla geçti. sürekli tartışmayla geçti günüm. senin bir suçun yok. ben sert çıktım.
karacaa'nın kızarken seni harcamış bulundum. kusura bakma.
ama karacaa'dan özür dilediğim falan yok.

Mattheus :  
halt etmek falan ne demek. güzel konuş canımı ye.

karacaa :  
ben biraz sert çıkmışım kusura bakma haklısın ama çok sinirleniyorum böyle şeylere ne yapıım

[hepsini okudum]