12 Aralık 2006, Salı
saat: 22:10


sana inanmışken gidersen..
gidersen ne olur tahmin edebiliyor musun acaba?
üzülürüm?
özlerim?
canım yanar?
ağlarım belki he?
peşine düşerim?
kendimden geçerim?
...

hepsi olabilir... bunlar senin aklına gelenler muhtemelen? bir de trawmatolojist war acılarıma yardımcı. sen onu da biliyorsundur belki? her gidişten sonra olduğu gibi "kalbimi sıkarım!" ben. atamaz hale gelir. "acımın hissizliği" kaplar bedenimi, şeytanla anlaşmamı uzatırım daha fazla can almak için hayattan. daha bir yalancı yapar beni gidişin we bilenler bilmeyenlere anlatsın "ben en çok şeytanı oynarken aziz gibi görünürüm!"
gidişini düşündükçe yeni oyunlar geliyor aklıma, daha acı werici olduğunu düşündüğüm. ne kadar acı werebileceğimi görmek için gelebilcek kadınlarımı düşünüyorum ardından, "can yangısının karşı konuşmaz çekiciliği!.."
ne zaman birinize "bak canın yanar" desem inadıma üstüme geliyorsunuz "hahah benimkini yakamazsın ki!.." nidaları arasında. kapım herkese açık mı? sanırım bir kapım yok, kalbimi taşımadığım için yanımda, çalınma korkusuna karşı önlem olarak ne bir duwar ne de kapılarım war aşılmaz asma çelik kilitli.
"rahatsız etmeyin" uyarımı dikkate almayanlar cezalandırılacaktır. sen hiç sewişirken, şeytanın bedenini yaktığını hissettin mi? bedenine sahip olan adamın ısısını bilip de tenini yakan sıcaklığın o adama ait olmadığını hissedip gariplendin mi hiç hazzın ortasında?

travmatolojist,

sen bi sus artık, yeniden sewişene kadar!...

istanbul
hosting