|
14 Temmuz 2009, Salı
saat: 17:22
insanın içini acıtan gerçeklerle, --yaklaşık 8, 10 hanımdan alınan geribildirimler sayesinde-- yıllar içerisinde derlenmiş uzun ve okuyanı sinirlendirecek (ozellikle bayansa), dahası benden nefret ettirecek listedir: - kendilerini prenses sanmaları. - şımartılmaları gereken bir hayat surmeye inanmaları. - devamlı hata yaptıklarında suçu başkalarına atmaya calışmaları, hatayı kabullenip gerçekle yuzleşip bu konuda kendisini gelistirmeye çalışmamaları. - gereksiz esya, takı, bok püsür vb'ye haddinden fazla para harcamaları. - kıyafete abartı derecede onem vermeleri, yetinmeyip bir de bunu hayat memat meselesi yapmaları. sizin de yapmanızı beklemeleri. - alısverisi cok sevmeleri, birlikte oldugu erkekten de bu alısveris sureçlerine tam katılım istemeleri, katılmaya ek olarak bu işten anlamanızı ve zevk almanızı beklemeleri (oha ama evet!). - sizin bir birey degil ona ait bir esya oldugunuzu düşünmeleri. - onsuzken mutlu anlar geçirip eğlendiğinizi kabullenememeleri ve onsuz zaman gecirmenizi engellemek istemeleri (bir insan bu kadar bencil olabilir mi?). - kendi cinsleri ile en saygıdeger ilişkilerinin bile yalan olması, fesatlıktan ote gecememesi. - başkaları ve sosyal ortam icin yaşamaları, "insanlar ne der" diye kendine ve size hayatı zehir etmesi. - sizin cok basit bir beyniniz oldugunu, çetrefilli seyler düşünmeyeceginizi anlamamaları ve her dediğinizin altında bir bit yenigi aramaları. - boktan ve değmeyecek şeyler yüzünden haddinden fazla küsüp, bıktırana kadar dargın kalmaları. - dargınlıklarını sorduklarında sebebini hatırlamamaları, ama dargın olduklarını unutmamaları. - kırılma sebeplerini biliyorlarsa bile soylememeleri, buna da iletişim demeleri. - utanılacak seylerden utanmamaları (bir cantaya 500 tl vermek utanılacak birseydir, zira insanın ne kadar gerizekalı oldugunu gosterir), buna karsılık ise utanılmayacak seylerden utanmaları (kırıldıgı bir noktayı soylemekten cekindikleri icin). - bilmece, bulmaca gibi konusup ya da davranıp çözmenizi beklemeleri. - dengesiz oluşları. - cok fazla dedikodu yapmaları. - mutluyken cok konusmaları, dahası erkeklerin mutlu iken degil; sadece sorun varken konuşmaya gerek duyduğunu anlamamaları (normaldir, zira dogası gereği erkek kendisini hep "problem çözücü" olarak gorur. eger problem yoksa, ona da ihtiyac olmadıgını dusunur, buna binayen cok önemli olmayan konular dışında konuşmaz). - seksi, erkeğe sunulan bir lutuf olarak görmeleri; istemiyormuş gibi yapmaları ya da tabu olarak yaklaşmaları. buna da "toplum baskısı", "yıllardır süregelen kultur" diye saçma sapan kulp bulmaları, ama işine gelince "özgür, kendi başına ayakta" duran kadın modeli olduklarını iddia etmeleri. - sekste yaratıcılığa uzak olmaları ve klasik dışına cıkmamaları. - seksten zevk aldığını belli etmekten utanmaları, bunu ayıp sanmaları (sokacam sizi yetistiren topluma, mal mısınız?). - iki günde tanımadan etmeden evlenmek istemeleri, evlilik hayalleri kurmaları. - evliliği cok büyütmeleri, masallardaki gibi düğün istemeleri, en kötüsü ise bunun "mukemmel olmak zorunda olması" (bir kere olacağını düşünerek, kendilerine ve size hayatı zehir etmeleri). - evlenmeden once "bunda cok para var, boşanırsam çok parasını koparırım" diye duşunmeleri. - evlendikten sonra hemen cocuklar istemeleri. - çocuga bakarken haddinden fazla yardım beklemeleri, bunu da "hayat müşterek" kalıbına sokuşturmaları, ama isine gelmeyen konularda ise "ben bunu yapamam ben bayanım" demeleri - her erkegi muslukcu, elektrikçi, tamiratcı sanmaları ve bunları beklemeleri, oysa ki erkegin "lan bunları ben yapacaksam ne diye kıçımı yırtıp bok gibi para kazanıyorum" diye dusunduklerini anlamamaları. dahası erkekten klasik erkek gorevlerini beklerken, kendilerinin klasik kadın gorevlerinde yan cizip birlikte yapmayı teklif etmeleri. - yedi gün yirmi dört saat sizden romantizm beklemesi. - yıllardır sizi besleyen, büyüten, doğuran 30 yıllık annenizin bile doğum gününü unatan bir ayı olduğunuzu unutup, bok pusur yıldönümü süprizleri beklemeleri; yapmayınca hayatı zindan etmeleri; siz o yüzden onları siktirettiginizde sizi kalpsiz sanmaları (yavrum mutlu olmak icin birlikteyiz, hayatı zindan etmeye kalkarsan siktir edilirsin, kimse mazoist degil; ayrıca birilerinin bok pusur donumlerini anmasını istiyorsan bir reminder al, outlook;'a gir ne bileyim ben ajandan mıyım senin?). - gereksiz kişilerle fazla muhabbet kurmak istemeleri (yavrum garsonla tartısırım ben, sen ne karışıyorsun, yakışıyor mu bir hanımefendiye bunu yapmak?). - başkalarının yanında siz varken, sizin hakkında olumlu yönlerinizi konuşmaları, sonra da utanmayıp, siz yokken de çekiştirmeleri. (konuşma güzelim, ne olumlu ne olumsuz kendine sakla, ben hiçkimseye seni anlatmıyorum... sen neden beni dilinden düşürmüyorsun?). - herkesle hemen samimi olmaları, "ay o dunya tatlısı" demeleri (vaktinden evvel); sonra da "orospunun teki" demeleri (gercekten tanıyınca ya da bir yamuk yapınca) e kardeşim temkinli davransana, hemen niye canciger oluyorsun, sonra da mal mısın diyince kızıyorsun, zırlıyorsun. - size soylemeden, kendi kendilerine bir beklentiye girmeleri ve siz bunu ıskalayınca (hali ile) kusmeleri (bi siktir git ya). - ayrıca bu tip beklentilerini soylemeye de utanmaları. - rüyasında sizi gorup, ona üzüleceği birsey yaptıgınız icin (farketmez ne oldugu) size küsmeleri, trip yapmaları (kısaca şizofren olup, gercek ile gercek üstüyü ayıramamaları). - sizden kaybolduğunuzda, sora sora bulmanızı istemeleri. siz oyle biri olmasanız bile sizden bunu beklemeleri (kısaca sizi degistirip, baska biri haline getirmeye calısmaları). - cok fazla sosyal birisi olmanızı istemesi, sizin karakterinize bu uymayınca simdiden yaşlandın demeleri. - kendisine ait tüm hobilere iştirak etmenizi istemeleri, "e ben seni zorluyor muyum maça gitmek icin" dediginizde de, ben de seninkilere gelmek istiyorum demeleri (yavrum ne işim var senle macta, gideceksen yanlız git, senle mi ugrasacagım orada, taş yerinde ağırdır) -dünyadaki herşeyi, hobileriniz de dahil birlikte yapmak istemeleri, bunaltmaları (bırak da iki kafa dinleyeyim, özleyeyim seni di mi? yok asla). - ailenizi mümkün mertebe az görmek istemesi, ama sizden her gunu onun ailesi ile birlikte geçirmenizi beklemeleri. - ilişkinin başındayken, sizin beğenmedikleri özellikleriniz hakkında beğeniyormuş gibi davranması. ilerleyince ise, bunları "zaten şuyun böyle buyun böyle" diye yüzünüze vurması. bunları kusur olarak kabul etmesi, "e madem öyle, yeni değil ki bu, başta niye demedin" diyince de "o zaman çekiniyordum, dememiştim, iyi görünmeye çalışıyordum" demeleri. halbuki söylesen başta ya biz değiştiririz, ya da değişmiyorsa en başından doğru tanırız birbirimizi di mi? kandırmacaya veya olmadığın biri gibi olmaya ne gerek var? (sonra ilişkiler kısa sürüyor, istediklerini alana kadardı, erkekler hep aynı bok vs. vs. di mi? asıl sen kafandan çıkart gerçek yüzünü gösterme zamanı = "seksten veya kendine bağladıktan sonra" fikrini bi, ondan sonra görüşelim). - bu yazdıklarımı işitince, gerçekleri hazmedemeyip kızmaları. - en bomba olanını en sona sakladım: (bkz: bebek taklidi yapan kızlar) - e peki ise yarayan ozellikleri yok mu diyebilirsiniz o zaman: (bkz: kadınların begenilen tarafları) pesin edit: demistim nefret edeceksiniz diye, ama gercekler acıdır... (dupontidentity, 14.07.2009 12:17 ~ 14:15 | ||
|
|
||