26 Temmuz 2009, Pazar
saat: 19:23


bulaşık yıkama görevini, bulaşık eldiveni olmadan yıkayamayacağı mazeretiyle günlerdir erteleyen ve anneme sipariş verdiği eldivenleri yaklaşık onbeş dakika boyunca dar geldiği gerekçesiyle şikayet ederek, ağdeta bir ingiliz asilzadesine yaraşacak bir tiksintiyle giyen kardeşim, bu sinir bozan törenin ardından çok şükür bulaşıkların başına geçti. eli suda fazla kalınca parmakuçlarını hissedemiyormuş ve bu çok sinir bozucuymuş. sanırım kardeşimi çıplak ellerimle boğabilirim şu anda. ve böylece eldivene de gerek kalmaz.
evdeki en ufak tıkırtıda sanki delikli peynirleri tırtıklayan küçük bir fareymişim gibi kulak kesilen ve en tatlı, en şarkılı sesiyle neler olduğunu -ve başka saçma sorular- sorarak mahremiyet, sükunet gibi kavramları hiçe sayan annem de gelince, artık mutlu bir aile olduk.
sanırım gerçekten deliriyorum.

istanbul
hosting