|
27 Temmuz 2009, Pazartesi
saat: 15:17
bu işte çok zengin olacağım söyleniyor. umrumda değil demeyi çok isterdim ama o kadar umrumda ki anlatamam. işten hiçbir şey anlamıyorum, ama zaten hiçbir şey anlamadığım halde bu işe alındım. iş tuhaf bir iş, çok para kazanılıyor ama nerdeyse hiç bir iş yapılmıyor. yapılınca da işten çok sözler, fikirler ve bilinçli olarak dış dünyadan insanların anlamaması için hazırlanmış özel bir jargonla attırmalardan oluşuyor. belki de bütün işler böyledir, bilemiyorum. otuz iki yaşıma kadar son iki hafta dışında düzenli bir iş tecrübem yok. bu işte de ölene kadar çalışmayı düşünmüyorum zaten, vaat edilen zenginliğin büyükçe bir kısmını alıp kaçmak planım. utanmadan hala plan yapıyor olmam tuhaf. ben plan yaparken başıma gelenlerden hala yılmamam inatçı mı yoksa moron mu olduğum anlamına gelir bilmiyorum. eskiden bana ait olan her şey ne kadar uzak şimdi. ne kadarının yakınlaşacağı da muamma zaten. bitmeyen tezim bitecek mi, sevdiğim arkadaşlarımın hiçbirinin olmaması devam edecek mi, yoksa böyle öğlenleri tünelasmalımescitsofyalı insanlarına uzaktan bakarak onlara mı benzemeye başlayacağım? zaten benzemiyor muyum? sanki kendi hayatımı değil de bir roman kişisinin yaşadıklarını göğün beşinci katından izliyorum. sıkıldım ama bu şımarık, hercai ve şuursuz roman kişisinden, bunların daha makullerinden yok mu? bir hayata kaç hayat sığar aziz günlük söyle bana ya da ben nasıl büyük adam olucam? | ||
|
|
||