|
28 Temmuz 2009, Salı
saat: 11:02
her şeyiyle en dolu olması gereken günlerimde bir şeyin bana çarparak sarsmasını bekler gibiyim. geçtiğim her yolun en ince kıvrımına, çıkacağı her noktaya kadar bilme ukalalağı yüzünden gündengüne mahvoluyorum. korkunç adamlar var bana bu mevzulara yönelik maslow üçgenini dahi anlatabilecek cürete sahip. boşver maslow'u.. biz bu dünyaya bunun için gelmedik! 4-5 sene önceydi sanırım. geçeceğim yolların birinden ilk kez geçiyordum infected mushroom ile beraber. dengesiz bir melodi.. dengesiz bir yerleşim.. dengesiz bir sanayi.. varoşların içinde kurulan demir çelik seslerinin yükseldiği, çırakların ilk dakikalarında ezilmeye başladığı, sermaye sahiplerinin ruhsuz düzene ayak uydurduğu, patlayan nüfusa sahip bir endüstri.. "economic boom" yaşanıyordu bölgede ama acaba kimin için? yıllar ilerledi. değişen pek bir şey olmadı. yıllar sonra oranın önemli sanatçılarından bir orkestra kurabileceğimi düşünür müydüm? mutlaka hayal etmişimdir. her biri tek başına civarındaki sokağı bile aydınlatmayan bu lambaları ardıardına koyduğumda kendi vücudunun iletkenliğini farkeden insanoğlu kadar şaşkın ve heyecanlıydım. her şey bu noktaya kadar güzeldi ancak bu orkestranın sesini duyuramıyordum. şimdilerde bunu başarmaya çalışıyorum. ruhum iletken olsun. | ||
|
|
||