29 Temmuz 2009, Çarşamba
saat: 11:37


geçen akşam capote'yi izledik, çeviri hatalarına illet oldum yine. ya topu topu iki tane kitap adını google'a yazıp aratıcan di mi? ilk defa sen çevirmiyosun bu kitapları! harper lee'nin "to kill a mockingbird"ü malum bizde "bülbülü öldürmek" olarak geçer, bunu filmde "alaycıkuşu öldürmek" diye çevirmişler çüşünüz ! sonracığıma capote'nin "in cold blood"ı da "soğukkanlılıkla" iken sağolsunlar "kılı kıpırdamadan" gibi zorlama abuk bi çeviri yapmışlar. bu ülkede editör yok muuuaaaeaeauu???

f. aradı dün akşam, annemi sordu nası oldu diye. ona anlattığımı bile unutmuşum. pek görüşmüyoruz çünkü. sonra onunla ilgili bi olay geldi aklıma. bikaç yıl önce gece bi yerlere gitmiştik, bol gürültülü haliyle, o da işi gereği [tonmayster(imla kılavuzuna baktım)] gürültülü ortamlarda kalmaması gerektiğini, mümkünse çıkmak istediğini söyledi. o gece nedense çok dalga geçmiştik, ay hassas kulaklı vs diye, şimdi kızıyorum kendime. çocuk işini ciddiye alıyo işte. eğlenceli, zevkli birşeyden kendini mahrum bırakma uğruna. ayıp bana.

bu arada yeni farkettim mfö - sakın gelme'nin sözlerini fikret kızılok yazmış yaw.

o zaman günün şarkısı o olsun. dönücem :P

istanbul
hosting