|
03 Ağustos 2009, Pazartesi
saat: 16:40
Bugün, üniversite'den eve dönerken dolmuşta çok garip bir adam ile karşılaştım. bacaklarım normal koltuklara sığmadığından veya sığıp da iki büklüm oturmak istemediğinden yan koltuklara oturdum. durağın bir tanesinde baba-oğul bindi, çocuk çatlasın 11-12 yaşındaydı. baba da genç gibiydi. ilk başlarda dikkatimi çekmedi fakat adamın elindeki kağıda hep bakması dikkatimi çekti, gözlerimi dikkatli bir şekilde diktim. 8.000 tl yazıyordu, ödeme miktarları vardı. hemen anladım, okula kayıttan geliyordu ikisi. yıllık mı ki diye düşünmeye başladım fakat adam bu kadar keder yaptığına göre yıllık, yoksa lise 1-2-3-4 okuyacak olsa yıllık 2000 tl, pek birşey değil 8000'in yanında. hep bakıyordu, her harfi tekrar tekrar okuyor, biraz kapatıp, bir gözünü kısarak hesap yapıyordu. görüyordum, hesaplarını resmen görüyordum. çocuk ise koltuğunda oturmuş, sessiz sakin camdan dışarı bakıyordu, iyice süzdüm çocuğu da bi ara bakıştık ve gülüştük. sonra tekrar adama çevirdim kafamı, benim kağıda gördüğümden şüphe etti, kağıdı bakmamak üzere kapattı. gözlemlediğim kadarıyla, babanın vakti yerinde değil, ayağında pazar malı bir sandalet, üstünde normal bir tshirt, kumaş da pantolon. insanları giydiklerine göre değerlendirmek yanlış ama maddi olarak pek bir yerde olmadıklarını kendimce anladım. sonra ben üzülmeye başladım, neye üzüleceğimi bilemedim. Babamın benim için yaptıkları aklıma geldi bir ara sonra bu adamcağızın bu krizde 8000 tl'yi nasıl ödeyeceği? hadi ödedi diyelim bu çocuğun amiyane tamirle bunu amorti edebileceği yani başarılı olarak ailesine "iyi ki bu okula yazdırmışız" dedirtmeyi, her olasılığı düşündüm. sonra dolmuştan indim. | ||
|
|
||