04 Ağustos 2009, Salı
saat: 01:41


neyşınıl gap

uzak diyarlarda sehezyüz kurbağa okulunda bir yeşil ağaç kurbağası bileğini burkmuş zıplama dersinde. hocası, açık yeşil kurbağaya sarılmış "benim hatam" der gibi bakmış. "bu kadar yüklenmemeliydim.."
küçük kurbağa da yumicik yumicik bakmış hocasına. bunca yükü kaldıramamış narin bilekleri.

kuyruğundan utanırmış o sıralar. dalga geçerlermiş mahsun bakışlı küçük kurbağayla. en son o kalmış kuyruklu. "kuyrukluu, kurlukluu" "woorenng woorenngg" diye dalga geçerlermiş diğer genç kurbağalar.

ayağını tutmuş midesine sokmuş hocası. midesindeki şifalı özsuyu şişliği alır, rahatlatırmış hocası alfulo'nun. ve zil acı acı çalmış. çıkmazmış tenefüslerde dışarı küçük kurbağa yumul. iribaşlıktan kurtulmuş genç kurbağalar yumicik yumicik diye dalga geçerlermiş. o da sınıftan çıkmaz, kuyruğuyla konuşur, hikayeler anlatırmış.
attıbel'li yiğit kuyruğun gizemli öyküsünü çok severmiş yumiciğin kuyruğu. efsaneye göre attıbel'li sanrı'nin kuyruğuyla beş sineği yakaladığı söylenirmiş. suyun içinden bir metre oniki santim zıplayıp aynı anda tam 5 sineği kuyruğuyla felç edip, 6 tanesini de diliyle havada tek tek avladığı söylenirmiş.
hiç bir zaman öyle olamayacağını düşünen yumul'un kuyruğu umutsuzlukla bu hikayeyi dinlermiş. içi daha da burkulur, yumiciğin kıçına kaçamamasının kendi hatası olduğunu düşünürmüş. "yumul da sokuma sahip olabilirdi.. ben onun sokumunun son boğumu olabilirdim" diye hayıflanırmış hep. hiç bir arkadaşı kalmamıştır zaten. tüm arkadaşları sokumların son boğumu olmuştur uzun zaman önce. neredeyse 26 gündür yalnızdır ve yumul'a söyleyemese de gittikçe uzamaktadır. hocaları bunu farkedip, zaten dışlanmış olan yumul'u okuldan bile atabilirlerdi.

ve kuyruk kararını verdi..

bir gece yumul uyurken, yumulun kuyruk sokumuna denk gelen (kendisinin altıncı boğumu) boğumundan ayrılmak için hamlesini yapar. kendisine gelen oksijeni, boğum arasında bir baloncukta biriktirerek gece boyunca şişirir. tan yeri ağarmadan hemen önce büyük bir basınçla patlatır. patlamanın şiddetiyle yumulicikten ayrılan kuyruk, hızla suya düşmeyi beklerken (bkz. beton etkisi) aniden havada asılı kalmış. neye uğradığını şaşıran kuyrukcuk oksijensizlik sebebiyle can vermek üzereymiş zaten. yumulun bağırsaklarının kuyruğu bırakmaya niyeti yokmuş. canhıraş bir şekilde kuyruğu yukarı çekerlerken, yumiciğin hassas midesi bu durumu hazmedememiş ve dile damağa veda edip bırakmış kendini boşluğa. garip yumicikse deyim yerindeyse bi deri bi kemik aniden uyanmış. o çok sevdiği kuyruğunun yerinde yeller estiğini görünce "woreeeeeeenng!! woreeeenng!" diye haykırmış. ve peşinden atlamış.. yılanlar yimiş hepsini telef olmuşlar, mundar olmuşlar..

hakkında nice türküler söylenmiş, nice ağıtlar yakılmış.. adı yazıtlara kazınmış, anaların yüreği dağlanmış. vee yılanlar enzim enzim girişmişler daha nice yumiciklere.





-daha ne olacağıdı yov yov :)

istanbul
hosting