|
05 Ağustos 2009, Çarşamba
saat: 13:59
yaratıcılığını yitirmek üzerine... eskiden olduğum kişi değilim uzun süredir. neler değişmiş hayatımda: okul bitti, askerlik yapıldı, sevgili terk etti, nefret ettiğim bir işte çalışıyorum... yazamıyorum, yazamıyorum, düş kuramıyorum, düşlerim kuruyor; maymun iştahlı gibi aklıma onlarca fikir geliyor, sonra girişmeye yetecek gücü bulamıyorum kendimde, beni kurtaracak birini bekliyorum belki/sanki ya da bir mucize, bir ilahi ışık parlaması vb. ama acı olan, kıçımın üzerinde oturuyorum. kolumu bile kaldırmıyorum geçip giden yaşama "beni de al" diye el etmek için... o da öyle geçip gidiyor, ben de yaşlanmakta olduğuma hayıflanıp duruyorum. aslında çok iyi biliyoum ki hani bir yanından girişsem ardı arkası gelecek, şu andan daha kötü olabilir mi ki zaten içine gireceğim yeni durum?! eskiye göre daha vurdumduymazım, daha takıntısızım, daha tasasızım, yemeği bile daha hızlı yiyorum (ne ilgisi var, bilmiyorum)... saçımın tepesinde aykırı kalkan tellerini bile taramaya ya da düzeltmeye bile uğraşmadım bugün; öyle çıkıp geldim işe. zevk almayı bıraktım sanki hayattan. durup dinlemeyi bıraktım, bu yüzden duyamıyorum sanırım perilerin şarkılarını... esen kalın. | ||
|
|
||