|
05 Ağustos 2009, Çarşamba
saat: 20:27
Dnepropetrovsk sehrinin ortasindan Dinyeper nehri geciyor.. Tanya dan kurtuldugum zamanlarda kendimi oralara attim.. Kurtuldugum diyorum, bu kizi pek sevemedim nedense.. Aslinda cok yakin ve samimi davrandi bana.. Bigun telefon acti, gozlerinde aski goremiyorum senin Karan dedi.. Tabi goremezsin, yok cunku diyemedim.. Yavrum bu isler aceleye gelmez.. Phil Colins ne diyor parcasinda, yOU CAN'T HURRY LOVE :)) Tanya dan umdugumu bulamadim, bari geldigim bu sehrin tadini cikarayim dedim.. Hic kimse ingilizce bilmiyor.. Eh ben de de rusca yok.. Abrakadabra ve vucut diliyle anlatiyordum derdimi.. Marketci kizin her konustuguna DA diyordum.. Muhtemelen poset ister misin diye soruyordur.. Zira poset de parayla satiliyor.. Su bulmak bira bulmaktan cok daha zor marketlerde.. Cogunlugu sodali icecekler.. | ||
|
|
||