07 Ağustos 2009, Cuma
saat: 01:24


Bir ay "body" ye gidip bırakan bütün gençler birleşin!! sizler ki bahar aylarında hayallere kapılırsınız yazın beachlerde kaslı vücudunuz la iskele de poz kesmek üzerine. derhal en yakın spor merkezine yazılırsınız. body ye başladığınız o ilk günlerde içinizde ki "seyit on başı" ortaya çıkar. götünüzden ter akar. çalıştıkça kaslarınız şişer, şişen kasları dev aynalarda gördükçe size güç gelir. ama neden birinci ayın sonuna kadar sorunsuz devam ettiğiniz spor hevesiniz birden biter. olsun kaslarınız şişmiştir. göğsünüz t-shirt ünüzü yırtma çabasındadır. derken finaller açıklanır. yaz tatili için kurduğunuz hayeller finallerin depreminde yaz okulu molozlarına dökülür. temmuzda yaz okulunda ter dökerken, okuduğunuz şehir deniz kıyısına yakınsa bir haftasonu kaçamağı yapıp içinizde kalan tatil yarasını sarmaya çalışırsınız. bir şekilde vardığınız o kumsalda öyle bir yürürsüniz ki kumsalın hemen kenarında ki o müthiş yazlıktan indiniz. her gün o kumsaldasınız. insanların sizi sap sürüsü olarak tanımlamaması için o yürüyüşte çok başarılı olmak zorundasınız.kimse anlamamalı iki saat önce bu şirin beldeye gelmek için bindiğiniz minibüste yazın öğrenci almadı diye muavinle tartıştığınızı. neyse kesiş acısı iyi bir yere havlularınızı serdikten sonra (asla kiralamazsınız o şezlong ve şemsiyeyi, e sizde haklısınız, öğrencisiniz) güneşin altında sadece havlularınıza uzanarak pembeleşir süt beyazı vücutlarınız. etrafta sinsi bakışlarınızı fırlatırsınız 7 liralık ray ban ların altından hunharca. birden kızların gülüşüp baktıkları yere kayar gözleriniz. onu görürsünüz. bronz teni ve kaslı vücuduyla plajın sahibi gibi kasılan lavuğu. aslında o lavuk baharda olmak istediğiniz kişidir. ama olunamayınca o lavuk olmuştur. ciğerdir o, mundar bi ciğer. bi an da kendi kaslarınız gelir aklınıza. hemen bakarsınız kolunuza.nerde lan bınlar? haziranda şişen kollar temmuz başında fıss olmuştur. karpuz kabuğundan gemiye binen, çabuk inmiştir. tüh ulan dersiniz. keşke devam etseydim. içinizde ki pişmanlık biraz sonra kendini vurdumduymazlığa ve acayip bi özgüvene bırakır. "amaan kız ayarlıcak halimiz yok ya, zaten yarın döncez" dersiniz kendi kendinize. hadi lan kalkın çitf kale maç yapalım şöle kumda diye diğer bir aylık body ci arkadaşlarınıza seslenirsiniz. kalkarlar. kassız fakat kıvrak vücudunuzun bütün maharetlerini sergilersiniz terliklerden kurulu çift kalede. terden üzerinize yapışan kumları atmak için koşarak denize girersiniz. arkadaş grubunuzla birbirinize su atıp eğlendiken sonra yavaşça sudan çıkarken arkanızda güneş batıyordur. mutlu olduğunuzu düşünürsünüz. kassız ama mutlusunuzdur. kassız arkadaşlarınızla mutlusunuzdur. acaba o lavuk sizin kadar mutlu mudur?

istanbul
hosting