08 Ağustos 2009, Cumartesi
saat: 01:04




Karanlık boş sokağa bakıp durdum ve ne kadar şanslı bi kuşak olduğumuzu düşündüm.

Okullar kapanınca başlardık oyunlara, her oyunun belirli zamanları vardı,

Topaç Zamanı: Birbirinden güzel bir sürü topaç, sulu boyalarla özenle boyardık dönünce güzel dursun diye, fazla boyamakta olmazdı dönüş hızını yavaşlatmasın diye. Giderdik tuhafiyeye özenle seçerdik lastiklerini. Lastik dediğimizde bildiğimiz don lastiğidir fakat topaçı iyi sarmalıydı ki güzel dönsün....

Sıkılırdık bir zaman sonra başlardı

Hortum(Fişek) Zamanı: Elektrikçiye gidilip kestirildi o siyah elektrik hortumları.. Savaşlarda daha fazla fişek atsın diye üçlü - dörtlü- beşli yapılırdı. Onlu yapardım hep kocaman bir hortum yumağı olurdu. Onları birbirine bağlamak içinde siyaha elektrik bandı kullanırdık, bantları bol olacaktı ki fazla cephanelik alsın, vurulmayalım. Şu Su boruları en iyisiydi. Fişeğin daha hızlı gittiğini bilirdik, pahalıydı o zamanlar,zar zor alınırdı, lükstü yani bi bakıma. Artan hortumlardan da türbün yapardık. Akşam mahalleye baktığında her yer kağıt olur annelerimizden bi ton azar yerdik.

Fişeklerimizi de eski defterlerin yapraklarında yapardık, akşamdan makasla bi güzel kesilirdi. Sabaha hazır olunurdu, evden çıkarken de şortların göbek kısmana yerleştrilir fazlalığıda dışarı verilirdi gözükmesi sağlanırdı. En çokta parlak kağıtlar(Dergi kağıtları) harikaydı. Ağır olurdu rüzgarda sapma yapmazdı. Hedefi tam 12 'den vururdu hele bide ucunda iğne varsa daha bi zevkli olurdu tabi hedef kediler, kuşlar en çokta incir yaprakları olurdu...

Cicile Zamanı: Biz Cicile derdik, kimleri misket der, kimileri enek
Ama amaçları ve verdiği zevkler hep aynıdır. Kemikler vardı, kedi gözleri, bunlar 5'lik 10'luk sayılırdı. Mahalle sağdan sola cicile dizer, Başı vuran hepsi alırdı.Kuytak( Kimileri zehir diyebilir) oynamak için tırnaklarla kazılan topraklar.. Bide godele'ler cicilelerden katca büyük olurlardı. Bide can pahasına korunan "en sevilen cicileler" vardı. Her oyunu onunla oynar, onu asla kimseler vermezdin, cicile zamanı bitip,mahallenin en yüksek noktasına çıkıp Yağmaaaa diye bağırıp bütün kazandıklarını aşağıda duran arkadaşlarına doğru atarken bile. Sonrası çurcuna zaten (: Hala duruyor cicilelerim. Bir gün evlenip cocuğum olursa ona vermek için saklıyorum. Artık o zaman kadar cicile hatırlanır mı bilmem ama....

Su tabancaları, mahalle maçları, 13'ler, 9'lar, iki plastik parçadan oluşan pervaneler, patlayan şekerle,en çokta leblebi tozları, zorla gönderilen Kuran Kursları, ordan kaçış planları (: piyesler ve aklıma gelemeyen binlerce şey...

Sonra baktıp fişeklerin yerini, boncuk tabancaları almış, topaçlar artık mekanizmalar ile çalışır olmuş, maçlar yerini playstation'a bırakmış. Cicilerden eser yok zaten... Su tabancları evrim geçirmiş. Patlayan şeker hala var biliyorum fakat leblebi tozlarına ne oldu bi fikrim yok...

Kim ne derse desin,
Gerçekten çok şanslıydık. Tatilleri dolu dolu yaşıyorduk ve en önemlisi çocukluğumuzu...

Eskiden Islıkla haberleşirdik. Hatta bizim buralarda her mahallenin kendine has ıslığı vardı, karışmasın diye (:

Şimdiler de ise oooOOOOOoo...


Heyyy

Hadiyin.... Hortum Zamanı başlasın...Kuşanın silahlarınızı, akşama savaş var. Kazanan Eskimoyu götürür hemde iki tane...



Bok mu vardı büyüdük Herif!



istanbul
hosting