|
08 Ağustos 2009, Cumartesi
saat: 02:12
ole seyler unutuyorum ki bazen. yillar oncesinden bir savunma mekanizmasi. insanlar anlatiyorlar, bazi hatirliyorum bazi hatirlamiyorum. bazen icinde bulundugum durumu bile unutuveriyorum. yarin icin mazaretim var ve ben simdi farkina variyorum. anlik iste her sey, gecip gidiyor. ben cogunlukla resimler ve duygulari hatirliyorum, isimler ve olaylardansa. bir garip huzursuzluk. yorgunluk. duramiyorum, bir ordayim bir burda. bugun de hic aklimda yokken, yapilmis planlar gorulecek insanlar varken kalktim geldim bir huzursuzluk uzerine. ustume gelmeyin diyorum, cocukluk saniyorlar. oysaki o zamanin ustume gelmeyin'i ile simdininkininki farkli. bence. belki degildir. cocukluk ediyorumdur. uzaklik yariyor bize, bana. ama goze alabildigim uzaklik ancak bu simdilik. belki bir istanbul. ankara, sarkoy bile uzak geliyor ki gitmek gerek, gormek gerek. ama nankorum ben ya zaten. uc yetiskin kisinin birine hic bilmedikleri bir dilde kelimeler ogretirken bu kadar eglenecegini, kitabi birbirlerinin elinden kapacaklarini ve yemek zamani gelip de durmak icap edince resmen uzuleceklerini tahmin etmemistim ben. onlara angarya olsun dedim, olmadi, salata bana kaldi. if it's hurting you / you know that's its hurting me ... maybe in another life / we wouldn't be alone tonight bir seyler bulmak, yapmak, etmek gerek. bos durmaya gelmiyor. | ||
|
|
||