09 Ağustos 2009, Pazar
saat: 14:43




anadolu korku öyküleri diye bir kitap aldı babam (babama kitap aldırıyorum evet) alırken zannettiydik ki anadoludaki söylentilerle, efsanelerle ilgili bir ontoloji mi deniyodu onlara ne deniyordu? derleme işte.. halbuki kurgu imiş. çok güzel ama yine de. genç yazarlar hep. hatta arada "eh o kadar da kötü yazmıyormuşum ben ya, herkes anlatım bozukluğuna düşebiliyormuş" falan dedim güvenim yerine geldi. çok yaratıcı keyifli öyküler var ve bunlar da hep anadoluda söylenenlerle beslenmiş.

fakat gönül isterdi ki gerçek anadolu korku şeysileri olsun... bu nedenle köye gelir gelmez babanneme ve babamın halasına sordum, var mıdır bildikleri öyle korkunç şeyler diye. işin şaşırtıcı tarafı en çok da babam hatırladı: geceleri şeytanların gelip atların saçlarını örmesi, çarşamba karısı, cinlerin çocukları değişmesi, akşamüstü kahveden dönen adamların önlerini gelinlikli kızlar kılığında encinnilerin kesmesi, çobanlara içki içiren parmak kadar boylu küçücük adamlar falan.... özellikle şirince köyünde zilyon tane şey anlatılırmış.

belki bir süre daha rastladığım her yaşlı akrabaya korku hikayesi sorarım (kampçı bebeler gibi olduk günce)

istanbul
hosting