|
10 Ağustos 2009, Pazartesi
saat: 11:21
Sabah nasıl uyandığımdan değil de sokağa adımı atar atmaz geri kaçmak istediğimden bahsetmeliyim belki de. Ve bu hislerin hiçbirinin tatil leylâlığımdan olmadığından... Sabah körü girilen toplantıda uzaylı gibi hissettim kendimi ama bir yandan Cumartesi günü yapılan telefon konuşmalarımızda, karşıma çıkacak işle ilgili sorunlara hazırlıklı olduğum için hem toplantı odasındaydım hem de değildim. Tanıdığım ve giderken planlamalarını yapıp da gittiğimiz atölyelerden bir kaçının kriz yüzünden dağılıverdiğini, elemanlarının toplu halse istifa ettiklerini.. Planlanan bir modelimizin acil çekilerek yeni bir yere gönderilmesi gerektiğini konuştuk daha doğrusu onlar konuştular ben dinledim. Unutmamak için notlar aldım kendime. Zira bugün hiçbiri umurumda değil -di- aslında. Ama işte 1 Hafta da bunca şey değişebilir mi bunca insan hayatında dedim bir an karşımdakilere bakıp. Sonra kendime baktım ve evet dedim.. 1 haftaya koskocaman bir aşkı sığdırıp sonra göğsünün ortasında kocaman bir yumrukla bu masaya oturup hiç birşey olmamış gibi.. Ne kadar da güsel olmuşsun, çikolata gibi olmuş rengin nasıl da becermişsin bu rengi tutturmayı, ne kadar da pozitifsin böyle.. Cümlelerine gülümseyerek cevap verebilme yeteneğimi geliştirdiğimi farkettiğim de -yeniden- anladım ki insan hayatında değil 1 hafta 1 günde de herşey değişebilir. Sadece tek bir an tek bir an yümruk gibi kalbine takılıp geri kalan herşeyi silip süpürebilir. Hayır hayır hayır! Son cümlemi geri alıyorum. Silip Süpürmesine izin de verilmeyebilir..Kimbilir. 1 Hafta boyunca oksijen tüpüne bağlı kalmışım gibi sanki. Hayatının en aşık, en mutlu, en samimi anlarına, en sevdiğin kollarda sarılıp sarmalanıp, bi bir an da bu tüpün çekilmesi gibi.. Şu an ki hâlim. Yalan yok!. Bugün böyle! Yarın da büyük ihtimal böyle olacak.. Ki yarın için git!meden alınan iznimle ilgili tek bir değişiklik yapılmasına izin vermeyeceğim. Görünürde alınma nedeni değişmiş olsa bile.. Sonra ki gün ile ilgili hiçbir fikrim yok. Aldığı.n.mız kararların bedelini ödeyeceğiz her birimiz.. Ama geçecek!. Şu an öyle gibi gelmiyor ama geçmişe baktığım da ölünmediğini gördüm. Ve yine ölünmeyecek. Artık Git!sin istiyorum. İçimden deli gibi, Kal!sın demek isterken Git!sin demek ne acıymış be Güncesan.. Böyle!. Hatta, Öyleyken böyle!. | ||
|
|
||