|
10 Ağustos 2009, Pazartesi
saat: 21:31
Vesaire Vesaire ılıktı ruhumun ele gelen kısmı biraz ayıp,biraz terli bir o kadarda yılgındı düşlerime giden tüm kıvrımlarımın çıkış kapıları tutulmuştu bana giden köprüden önceki son çıkışta çoktan kaçmıştı zaten umutsuzdu beynimden kalbime tutturulmuş paslı damarlarım isyan vardı sanki kızılayın çaresizce afet bölgesi ilan ettiği bedenimde bir hengame bilinmezlik çığlık üstüne çığlık vardı etrafa çadırlarını saçmaktaydı kahkaha atan birileri bense umutlarıma koltuk değnekleri dağıtıyorum yerden kalkıp uzaklaşsınlar diye kolayca ardına bakmadan beni anımsamadan çok uzaklarada saklanmaç oynasınlar beni saklayıp bulamasınlar ve birde tek yöndü tüm sevgilerim arkasından su dökmediğim geçmişim ölülerim öldürdüklerim zamansız yitirdiklerim vesaire vesaire... kulaklarım patlıyor sadakatsizlikten 4 nala binlerce at geçiyor gözlerimden ama ben onların ardında toz toprağa karışmış bir haldeyim afet bölgesi çoktan boşaltılmıştı kalbimin camları kırık boş odalarına arsız militanlarca molotof kokteyli atılıp karanlığa kaçışılmıştı, karışılmıştı, kahkaha atılmıştı. görgü tanığı arıyorum beynimdeki tüm acil numaralar silinmişken bekliyorum düşlerimi,duygularımı,hayallerimi,herşeyimi üzerine son kullanma tarihini atmadan folyolara sarıp kaldırıyorum ortadan... | ||
|
|
||