|
11 Ağustos 2009, Salı
saat: 12:29
Hayatımı tekrar sil baştan değiştirmek üzere olduğumu henüz fark edebildim. geçen sene bu zamanlar doğru avrupa yollarında dolanırken artık eve dönüp, yerleşik düzene geçebilirim diye düşünüyordum. geçtim de, ama şu ana kadarmış. 1 yıllık yerleşik düzen, iş hayatı, bol bol bürokrasi,hırs,kriz, insanların sonu gelmeyen karamsarlığı ve memnuniyetsizlikleri derken bir yıl akıp geçmiş. insanlar yapmak isteyipte yapamadıklarını başka bir insanın yaptığını gördüklerinde nasılda değişiveriyorlar. ben de biliyorum bir gün durmam(!) gerekeceğini, hayatımın sonuna kadar kendime sponsor ya da burs bulup bu şekilde dolanamayacağımı ama onların bilmediği şey, geçmiş derken, gelecek derken bugünü yaşayamadıkları, ve yapmak istedikleri şey için her zaman bir yol olduğunu. benim bugün elimde böyle bir fırsat var ve ben gidiyorum. hem heyecanlıyım hem de korkuyorum biraz, ilk gidişimde bildiğim tek şey evimin adresiydi, ne yaşayacağıma dair en ufak bir fikrim yoktu ama şimdi var, cehalet mutluluk gerçekten. ara ara yaşayacağım tarifsiz yalnızlıkları, özlemleri düşünüyorum ve korkuyorum. ama bir yandan da evimi sırtımda taşırken tanışacağım insanları, aşacağım sınırları, içsel yolculuklarımı düşünüyorum. işi bırakmama 15 gün kaldı, üzüldüğüm tek şey, bu işi benden sonra yapacak olan kişinin once gencin hevesini nasıl kıracağını bilmek. keşke ben karar verebilsem kimin işe alınacağına ve adama göre iş değil, işe göre adam seçebilsem. tey tey daha çok ağlanırız biz. | ||
|
|
||