|
11 Ağustos 2009, Salı
saat: 12:39
Hava yine gri,sehir yine melankolik.Burda yagmur birseylere kizmis gibi yagiyor.Semsiye falan hak getire hicbir sey koruyamaz seni yagmur bir kere islatmaya niyetlendi mi. Alistim ama,kafama göre takilmaya da,yalniz yasamaya da,icimde biseyler patlak verse de kimseyle paylasmadan durmaya da.Herseye alisma huyum vardir demisimdir hep,bakalim burdan giderken de üzülmeyi basaracak miyim. Burda düsünmeden,plan yapmadan,ilerisini düsünmeden yasamayi ögreniyorum ben.1 saat icinde karar verip baska bir ülkeye gidebiliyorum.Gece son treni kacirip nerede sabahi edecegini bilmemek nasil birsey onu tadiyorum.Aklina komik bisey gelip espri yapmak istediginde o esprinin icinde patlamasinin nasil bisey oldugunu ögreniyorum. DÖnünce beni binbir türlü sorunun bekledigini bildigim icin artik günleri saymayi da biraktim.Gelecegimi planlmaktan kacamayacagim bir yil var önümde.Askida kalmis bir iliski.Ve her dakika her yaptigiyla hayatima sadece ama sadece çeliski katan bir insan... Fonda harika bir sarki...Cok eskilerdenmis: So take a good look at my face You see my smile looks out of place If you look closer it's easy to trace The tracks of my tears I need you, need you | ||
|
|
||