12 Ağustos 2009, Çarşamba
saat: 16:49


Başarısızlıklarım yüzünden kötü olduğumu mu düşünmeliyim, yoksa başardıklarım için iyi olduğumu mu? Peki ya başaramadıklarımda başardıklarım için ne düşünmeliyim? Düşünmeli miyim? Neden düşünmeliyim? Düşünüyorsam var mıyım? Düşünmeyince yok mu oluyorum?

Yalan söylemeyeceğim, ne yaşadığımın farkında değilim. Sonunu düşünen kahraman olamaz şeklinde yaşıyorum ama herhangi bir konuda değil, direk olarak hiçbir şeyin sonunu düşünmüyorum.

And I'm going through..

Being a ton balıklı is a hard job, 'cause you should enjoy life without any bad feelings, and you should behave good to everyone, you should work but you're lazy, and you should be social, but actually, you have no time for no one. That's what a ton balıklı is.

Zaten normal neye göre, kime göre normal. Kim normal? Hem normal olmak iyi mi? Kim demiş? Ben normal olmadığımla övünebilirim bile. Ama normal olsam gerek. Annem geçen gün aynen şunu söyledi; "Burada senin gibi bir sürü çocuk var, piercingli ve kareli şortlu", adeta beni "piercingli ve kareli şortlu" olarak betimledi. İş yerinde bütün gün fast food yemekten slowladım ve rejime girdim, hayatımda ilk kez 59 (aslında 58.5(hani vardır böyle diyerek kendini kandıranlar)) kiloya çıkmış olmamın verdiği gaz ile spor bile yapacağım resmen. Son olarak da gözlerim artık iyice bozuldu pazartesi göz doktoruna gidiyorum. Ha bir de Avea'dan Turkcell'e geçtim fakat 1 hafta sürer dediler, üzüldüm.

Evet, artık ben de "normalim", "normal" şeylerden bahsettiğim bir günce yazdım ve tonbalıklılık yapmadım. Normal bir makarnayım.

hf

istanbul
hosting