13 Ağustos 2009, Çarşamba
saat: 00:02


Ayağım iyileşir sanıyordum ama bir sızı var hala. Dışarı çıkamıyorum. Ha çıkıp napıcam ki? Bu ağustosun mallığı üzerimde. Hayat nasıl geçecek diye düşünüyorum. Sonra zamanın çok çabuk geçtiğini fark ediyorum. Ve geçmişi özlüyorum. Seneler sonra ilk defa geçmişi özlüyorum. Sürekli kalabalık olmayı özledim. Ufukta hiçbir yenilik de görünmüyor. Aynı şekilde bir buçuk ay geçecek ve okul açılacak. Yürüyebildikten sonra nispeten daha eğlenceli bir hayat olacak.

Öyle zararsız, önemsiz bir insanım genel olarak. Böyle olmayı istemezdim.


Derken aynı anda hem Kaan hem de Berna'dan "ayağın iyileşti mi" sorusunu duymak, üzerimdeki karanlık güçlerin artık dağılmaya başladığına bir işaret. Çünkü ben başıma gelen kötü olaylara gülümsemeye başladığımdan beri kötü bir şey olmuyor. Çünkü isyan edecek bir şey yok, sadece durgun. Ve derken Gökhan da bir selam çaktı. Demek ki felaket bir insan değilim ben. Ole!

istanbul
hosting