|
13 Ağustos 2009, Perşembe
saat: 03:01
yemyeşil kocaman bir ağaç düşün.. öylesine heybetli öylesine eski kocaman.. yemyeşil bir tepenin en üst noktasında dimdik duran.. karşıdan baktığında sadece yemyeşil tepeleri görüp ciğerlerinin en sonuna kadar derin bir nefes aldığını düşün..tertemiz.. sonra hafif esen rüzgarı hisset, yüzünü yalayıp geçen.. benim saçlarımı dağıtan yüzüme tellerini çarpan rüzgarı düşün.. üşüyüp koluna girdiğim.. sana sarıldığım. ilerde bir tane ev düşün o ağacın daha ilerisinde. bacasından duman çıkan rengarenk çiçekleri olan bahçesinde.. köpeklerin civcivlerin kazların koşuşturduğu.. soğuk kış günlerinde elinde koca bir baltayla odun kırıp evin içini ısıttığın odunluğunu düşün.. bahçesinde bir salıncak var bak gördün mü? rüzgarla beraber bir ileri bir geri sallanan duran birde salıncak var orda.. iyi bak.. üstüne yatıp sımsıkı sarılıp uyunulan bir salıncak.. 2 tane sandalye var salıncağın yanında tepeden aşşağıdaki ormanı doya doya izlemek için konulmuş. yanında da masa.. yıldızların altında göz göze yemek yemek için.. elde birer kadeh şampanyayla beraber. sıcak ekmek kokuusu geliyo mutfaktan.. galiba yemek hazır. öğlen uykusu öncesi sıcacık bir çorba var. 3 katlı evin en üst katında çatıda sadece yatak var camdan dışarıyı görebileceğin yattığın yerden yemyeşil tepelere bakıp ruhunu sessizlikle tazeleyebileceğin odada. herşeyi unutup uykuya dalacağın. kapısını açıp bırakıp geceleri o hafif esintiyle irkilerek uyandığın ve örtüsüne sarıldığın kocamaan bir yatak. bembeyaz örtüleriyle. mis gibi kokan yasemin kokusuyla uyandığın ve güneşi omuzlarından ayak parmaklarına kadar hissettiğin bir yatak.. akan bir dere var bahçenin tam ortasından geçen giden.. şırıl şırıl yavaş yavaş akan su sesini duydun mu? kuşların su içitiği buz gibi.. ayaklarımı soktuğum hani yaramazlık yaptığım kovaladığım kazları ördekleri.. köpekçiğin sürekli yıkandığı.. yerden topladığım kozalakları da unutma.. 2. kattaki odada koleksiyon yaptığım.. açılmasını bekleyip boyuyorum hepsini.. yaldızlı simli.. yağmur yağarken oturduğumuz terasa bak. yağmuru dinleyip 'sana aşık oluyorum ben galiba' diye tekrarladığın repliği duyuyomusun? bu aşk hiç solmayacak biliyorum diye gelen cevabı.. hiç bitmeyecek bendeki sen.. hiç olmayacak bende başkası başka bi hayat.. bulmak istediğim buydu.. çıktı karşıma bu tepede.. o tepede buldum ben onu.. o yeşil tepede.. huzuru buldum. şimdi artık ölsemde gam yemem.. herşeyi bırakıp geldim ben buraya.. kendimi bıraktım geride.. bu başka ben. düşün. içinde sadece 'biz'in olduğu bu dünyadayım ben artık şimdi.. daha öncesi yok.. bu tepede vericem son nefesi.. ben burdayım.. ararsan... o yeşil tepedeyim.. saat: 03:14 22 Haziran 2007, Cuma saat: 01:06 Canım Sen'im şu günlerde hayatımız pek de iyi gitmiyo.. Kendimi dizginlemeyi,durulmayı tükenmemeyi tüketmemeyi,sorgulamamayı kabul etmeyi,ben olmayı,mutlu etmeyi,mutlu olmayı,paylaşmayı,birleşmeyi, bürünmeyi,benzemeyi,değişmeyi,istemeyi, başaramayıp başaramayıp başarıya küsmemeyi,kıskanmamayı,hayatımı yoluna sokmayı öfkemden sinirimden arınıp öteye geçebilmeyi ilerlemeyi yenilmemeyi savaşmayı ve yılmamayı öğrenip tüm sadeliğimle seni haketmeyi bekliyorum kendimi büyütüyorum önce kendimi büyütüyorum sana hazırlıyorum bütün benliğimi bütün kalıplardan dışarı çıkıp bütün yollardan yürüyüp iyi bi insan olmayı diliyorum kendim için ama hayat zormuş gerçektende insanlar da karmaşık herkes göründüğü gibi değilmiş söylemek kolay gerçekleştirmesi inan çok zormuş hayat sadece nefes almaktan ibaret değilmiş gözyaşı çok varmış üzülmek her daim.. inanmak güvenmek beklemek sabretmek anlaşılmak da anlamak da en zor sanatmış sevmek.. sevip sevilmek en önemli şeymiş acı çeke çeke törpüleniyomuş ruhun gözyaşların aktıkça temizleniyomuş içindeki nefret bebeğim ruhen yalnız başıma çarpışıyorum son zamanlarda artık yalnız olmayı yalnız hissetmeyi kanıksadım içimde kocaman bi boşluk var o kadar derin ki baktıkça kayboluyorum kafam düşünmekten zonkluyo yatağa girince uyuyamıyorum biraz tekdüze biraz monoton biraz çalkantılı dört bi yanı sıkıntılı bi dünyamız var çoğunlukla tek başımayım zaten oldum olası severdim tek başıma bunalmayı hayatı yorumlamayı bilip huzur dolu yaşamayı bilemeden geçiriyorum günlerimi seni özlüyorum seni düşlüyorum içimdeki ben'e seni anlatıyorum senin varlığınla alakalı gördüğüm herşeyi sana uyarlıyorum hiç istemediğim kadar seni istiyorum yoksun.. umarım bi gün olucaksın korkuyorum ben hemde çok korkuyorum ama yine de seviyorum sevmeyi biliyorum hem kendimi hemde... geçicek hepsi hepsi biticek biliyorum hiçbişey sonsuz değil ya son olarak; dilerim akmasın o güzel gözlerinden hiç gözyaşı dilerim her nefesin cennetten kopup gelsin dilerim mis gibi bi hayatın olsun ikimiz yanak yanağa kucak kucağa mutluluğu öğret bana huzuru sen getir sevgiyi sen göster aşkı sen anlat herşeyim sen ol düşünmesi bile öyle güzel ki! seni seviyorum.. P.S : Eskilerden çook eskilerden saat: 03:15 aslında değişen bişey yok.. herşey aynı.. hayat çok aynı tek fark var.. o da S.E.N. | ||
|
|
||