|
13 Ağustos 2009, Perşembe
saat: 12:38
ikinci hafta skorum "-2" toplamda etti "-5" !!! bu hafta zor geçti gerçi. ama dün kahvaltıda peyniri kaptım, gayet mutluyum. artık ayağım da daha iyi, daha çok yürüyebilirim. gerçi yemek üstünden biraz zaman geçince hooop enerji uçup gidiveriyo ama neyse. geçen hafta m.cık da bitirdi beni zaten. önce malum ayağımı halletti, sonra çok şık bir kafa hareketiyle dudağımı patlattı, dişim de kırılabilirdi. ayrıca denizde boynuma tam anlamıyla yapışmak suretiyle beni boğma çabaları da az kalsın başarıyla sonuçlanıyordu. neyse hala hayattayım, şükür :) pazar günü de her zamanki gibi stres. sabahın 7'sinde kalktık babam sağolsun. saat 10'da denize çıkacakmışız. bi de komşuları çağırdık. pazar sabahı o saatte hazır ve de nazır şekilde kaptanın yüksek emirleriyle seyre çıktık efenim. düşündüğümden güzel bi gündü. deniz zaten güzeldi. misss... "misss" demişken komşumuz g. amca bi ekmek yapmış, allaaaam o ne güzel koku ! zaten yasak diye algıda seçicilik hat safhada bende. nerde ekmek, börek, kısaca karbonhidrat içeren ne varsa gözüm, burnum ona meylediyo. aah ah ! neyse iyi gidiyo umutluyum. bu arada annem geçen gün telefonda konuşurken dedi ki: "kızım da burda işte 6 aydır, napsın, bana bakıyo kuzucum." ahanda dank etti ! koskoca 6 ay !!! öylece gelip geçti hayatımdan. bazen böyle bi sinir basıyo üstüme neye karşı olduğunu bilmeden. sanırım bu elimden kayıp giden zamanların siniri işte o. çok karışıyo kafam ama yapacak başka şey de yok zaten. yeter ki o iyi olsun. eylüldeki sonuçlar temiz çıksın, biz de gerçek hayatlarımıza geri dönelim. adam üzgün çilek kokusuydu ormanın içinde kaybolan ve herşey Van Gogh sarısına dönüşüyordu (bu kimin şiiri? bilen var mı ki? cumhuriyet kitap eki'nden yürüttüm) | ||
|
|
||