|
13 Ağustos 2009, Perşembe
saat: 23:24
Bacaksız Piyano Benim dudaklarımdaki yanık izi Senin beynine dayalı 38 kalibrelik aşk ve nefes alıp vermekte zorlanan gece hepsi solunum cihazına bağlı bir geleceğe hayat vermek için çırpınmakta yerlere serilmiş binlerce sevgisiz sözler tutunamamış acılar hepsi 12 den sonrayı beklemekte ay biçim değiştirmekte dünya sanki tersine dönmekte o iki katlı evin bahcesinde hala dururmu bilmem bir ceviz ağacı vardı her akşam üstü asardım kendimi ona kendimden mesul değilim derdim sana umursamazdın keselim bu ağacı burdan derdin neden derdim dalları artık hayatımıza yön vermekte derdin bende onun dalları kalbime batar derdim sen susardın ben sana şarkılar söylerdim gecelerce o bacaksız piyanonun etrafında durmaksızın susardık saatlerce birilerini beklerdik harpten yeni çıkmışcasına, bize bilmediğimiz gercekleri anlatsın doğmamış güneşten bahsetsin .... neyse gelmiyecek nasılsa daha savaşta bitmedi zaten benimse o sessizlikte alyuvarlarım katlediliyor sanki bir boşluk var içimde Silah zoruyla alıkoyuyorlar masum bir çocuğu burda bedenim zorda uyuyormusun ey sevgili!!! o geminin gözlerden uzakta süzülerek battığını hiç görmüyormusun? neyse sus ben yokmuşum gibi ölmeye devam et kürekle,mezartaşımı nereye kaldırmıştım? bahçede biraz işim var acelce cıkmışım evden unuttum piyanomu camdan atarmısın lütfen... | ||
|
|
||