|
16 Ağustos 2009, Pazar
saat: 12:30
Sevmeye sevişmeye ara vermeyin Hayatta en güzel şey... Seni tamamlayan biri... Yok yani ötesi... Bu sabah en çok buna şükrettim. Koca yatağın içinde, anne rahminde gibi kıvrılmış yatıyordum. Ateşim vardı, üzerimdeki her şey, sırılsıklamdı, ter içindeydim, saç diplerime kadar. Üşüyordum, dünyanın bütün yorganlarının altına girsem de üşümem geçmiyordu. Zihnimden de biri sürü şey geçiyordu, hızlı hızlı, Alya'yı okula gönderiyorum arkasından el sallıyorum, sonra İstanbul uçağına yetişmeye çalışıyorum, uçak orada ama ben bir türlü binemiyorum, o sırada babamın gülen yüzü beliriyor, sonra bir uçurumdan aşağı düşüyorum, düşüyorum, düşüyorum... Yarım yamalak, birinin, terden üzerime yapışmış geceliğimi çıkarıp, yenisini giydirdiğini hatırlıyorum. Sonra "Hadi iç bunu, sana iyi gelecek" dedi. Ama üşümem geçmedi. Bu sefer ayaklarıma çorap giydirdi. Ve bana sımsıkı sarıldı, bedeniyle bedenimi ısıtmaya çalıştı, kulağıma güzel şeyler fısıldadı. Sevgilim ve ben... Birbirine geçmiş iki kaşık gibi yattık o kocaman yatağın ortasında, çocuklar okula, büyükler işlerine gitmişken... Hayatımda tamamlandığımı hissettiğim nadir anlardan biriydi. Uyandığımda yatağın kenarında bir not buldum, "Sesinin kısıklığının geçmesini istiyorsan, bugün benim dışımda kimseyle konuşma!! Seni seviyorum. Ateşliyken özellikle..." Altına da ilaç saatlerimi yazmıştı, "Şimdi hangisini alacam?" diye kafamın karışacağını adı gibi bildiği için, içmem gereken ilaçların ismini de paranteze almıştı... Gülümsedim. Ayşe Arman | ||
|
|
||