16 Ağustos 2009, Pazar
saat: 13:23


ilacsiz gezdigimden midir istanbul pek bir yorucu. ne uyusturanim var burda ne uyaricim. oyle salak salak sinirlenmekteyim insanlara. dun neyse ki onur'la bulustuk; benim guzel evim, insanim.
mayis'ta donmus ulkeye ama istanbul'u o da kaldiramaz olmus. benimki daha da sagliksiz bir tepkime ama o da burda yasayamayacagini dusunuyor. vatandasliktan dahi gecebilir.

cem az once mesaj atti. 'senaryo'ya odaklanmakta zorlandigini soyluyordu dun. oysa ben okuyayim diye hemen bitirmis bu gece. saatlerce telefonda kitaplarin en sevdigi bolumlerini okur, her yani cizgi, not dolu siir kitaplarini elime sikistirip bir de sen bak derdi.. ah benim guzelim, benim canim. bir gun onu sevemeyecek olsam ne kadar canim yanar. istanbul'u sevememek de oyle yakiyor icimi.




++
oturdugumuz masadan bogazi neredeyse kusbakisi gorebiliyorduk. manzaraya dalip gitti. icim aciyor be..." dedi"...sanirim ben bu ulkenin cografyasindan degil ama insanindan nefret ediyorum."

garsona raki ve meze siparislerimizi verdim. "sen de bu cografyanin bir insani degil misin" diye sordum. beni cok sasirtan bit kesinlikle "hayir..." dedi "...ben bu cografyanin insani degilim. bu yuzden burada yasamiyorum." gozlerimi kisip" ama burayi ozluyorsun" diye usteledim. ayni keskinlikle yine "hayir.." dedi "...ben burayi degil, burada biraktigim, ama asla buraya ait olmadiklarini bildigim dostlarimi ozluyorum."

ayaga kalkip kollarini bogazi kucaklayacakmis gibi iki yana acti. herkesin saskin bakislari altinda "suraya bak..." diye bagirdi "...suraya bak. burasi bir cennet. ama seytan tarafindan isgal edilmis bir cennet..." sonra kollarini gogsunde kavusturup "...melekler bizi cokan terk ettiler..." diyerek sandalyeye oturdu. gozleri dolu doluydu. aglamakli ve golgeli yuzuyle "...cunku biz melekleri hak etmedik" dedi.

...

"mutlak olani ariyorsun degil mi..." dedim, kirik bir sesle "...mutlak aski, mutlak dogruyu ve gercegi, mutlak varligi ve yoklugu, mutlak dusunceyi ve evreni ve insani ve isigi ve rengi, mutlak hayati ve olumu." derin bir ic gecirdi. "evet ama mutlak olan hicbir sey yok aslinda" dedi.


(Ozakinci, 2001; 70-73)

Siyah'tan alintidir.
++

bakalim cemos neler yazmis. kadin oyuncu benmisim gibi okumami istedi. belki bir bolumunu oynayip anthonie ile kaydeder kendisine gondeririz:)

istanbul
hosting