16 Ağustos 2009, Pazar
saat: 15:16






tanrı'nın cinsiyeti üzerine...



tanrı'nın çoktanrılı inanışlarda olduğu gibi bir cinsiyeti olsaydı, örneğin ataerkil toplumsal yapının benimsettiği gibi bir erkek tanrı olsaydı karşıtına yani bir dişiye gereksinimi olurdu. çoktanrılı inanışlarda bunun olduğunu biliyoruz da hıristiyanların kurguladığı tanrı imajı mesih isa'nın babası değil midir? yani tanrı hıristiyan inancında da bir erkek hatta "göklerdeki baba"dır. tanrı meryem'e dokunuşuyla bedenine bir başka can katmış böylece yarattığı dünyaya dokunmanın başka bir yolunu daha bulmuştur. kendi yarattığının ortaya çıkardıklarından sıkılıp yaratma işini yeniden eline almak istemiştir.
[bu durum, antik yunanın olimpos'ta yaşayan tanrılarının babası zeus'un, oğlu herkül'ü yine ölümlü bir kadından doğurttuğu öyküye benzerliğiyle ilgi çekicidir.]

oysa semavi dinlerin tanrısı aşkındır, bize okullarda böyle öğretilmedi mi?! zamanın ve mekanın ötesinde, yaratılmamış ve doğurulmamış olan, totaliter bir imge. hiçbir şeye gerekinimi olmayan bir tanrı. tam bu noktada semavi dinlerin çelişkisi başlar.
çünkü tanrı bizleri yarattığı günden beri bizden kendisine inanmızı, tapınmamızı, onun uygun gördüğünü varsaydığımız davranış kalıplarını, adak ve kurban ayinlerini gerçekleştirmemizi beklemektedir. tanrı yarattıklarının kendisine inanmasını beklemektedir; bu durumda tanrının totalitarizmi kendisine dönmüştür.
yine de bir tanrının kendisine inananlardan çok inanmayanlara gereksinimi vardır, varlığını onlar yoluyla gerçek kılacaktır çünkü.



sevgi&saygı

istanbul
hosting