|
17 Ağustos 2009, Pazartesi
saat: 10:07
evet yolda çarpışmamıştık, senin kitapların yere düşmemişti, ben de toplamamıştım haliyle ve pek doğaldır o an göz göze gelmemiştik... kabaca 7 yıl önce falandı ilk görüşmemiz. bunların böyle olacağını bilsem yapardım. türk filmlerindeki gibi evet. köşe bucak takip ederdim seni, köşeyi dönünce çarpardım... sonra kitapları toplardık beraber göz göze gelirdik. ama bilemezdim ki.. şimdi sorsalar, son 7 yılını yeniden yaşar mısın, bunca anıyı atıp çöpe köşede çarpar mısın, sanırım evet derim... evet yolda çarpışmamıştık, kitapların yere düşmemişti. ama bu seni çok sevmeyeceğim anlamına gelmez. ben seni dünyadaki her şeyden, canlı cansız, var olan olmayan her şeyden çok sevdim. kötüsü bu kadar sevdiğimi bilmeden. hep daha az sever göründüm kendime, herkese, sana. yanılmışım. ve biliyorum, sen de beni sevdin bir ara. evet o an göz göze gelmemiştik. Bir çok kez onun yerine belki daha mahçup, biraz daha istekli, hatta romatik, ölümüne bağır çağır, bazen de dingin göz göze geldik. senin bir bakışın benim için hayat demekmiş, şimdiki zamanda ölüm... ve evet kitapları toplamamıştık. onun yerinde iki hayatı tek bir yerde toplamıştık. sen olmayı, biz ve hatta ben olmayı öğrendim...birleşen hayatlar hiç yere değmesindi.. ve şimdi ben bir kitap yazdım. adı hiç bilinmeyecek. yarım kalan bir aşk öyküsü. ve sevgili, bu yarım kalan kitap, devam mı edecek onu bugün bana sen söyleyeceksin. belki sen bir gün elinde bu kitapla köşeyi dönersin, ben de sana çarparım... | ||
|
|
||