|
18 Ağustos 2009, Salı
saat: 03:11
Duşa kabinde yanlız değildim, küçük bir kelebek umarsızca dolaşıyordu kabinin içinde, dans edermişcesine... Bütün ısrarlarıma rağmen kabinden çıkmayınca bende izin verdim soğuk bedenimi izlemesine ve dansına devam etmesine. Artık daha dikkatli olmak zorundaydım. Onun küçük bedeni ve narin kanatları dayanamazdı suyun sürekliliğine zaten topu topu bir günlük ömürleri vardı. Ben çıkmadan kabini terketmişti. Bakındım sağa sola ama yoktu. Acaba? sorusu kafama takılmıştı bi kere ve ben kebelekleri hayatta dokunmazdım sadece kelebeklere değil diğer bütün hayvanlara... Ve kendime şu soruyu sordum... "İnsanlara da hayvanlara davrandığım gibi niye davranmıyorum..." Sanırım kendimi onlara daha yakın hissediyorum. "Taşı delen suyun yoğunluğu değil, sürekliliğidir" Zıbar Herif! | ||
|
|
||