19 Ağustos 2009, Çarşamba
saat: 16:49


kaç gündür yazılacak sayfayı açıp sonra da hiçbir şey yazmadan kapatıyorum. bu sefer de öyle olacak gibi...

bir koşturmaca var ortalıkta. ben de akıp gidiyor gibiyim. aralarda hiçbirşey yapmıyorum sanki.

bir gergin bir gergin. herşeyi de bu gergin hallerime bağlamıyorum tabii. yer yer gerçekten gerçekten sinirleniyorum. çözüm arıyorum bulunca söylerim.

oğlum baküye hazırlanıyor. her geçen gün yolun ne kadar uzun olduğu, öyle her istediğinde gelemeyeceğini anlıyorum. ki o bir gidicem bir daha da gelmiycem okul bitene kadar dese de, bunun böyle olmayacağını biliyorum.
zorlansın, hayatı öğrensin derken harbiden zora girecek çocuk. yaban ellerde bir başına kalacak, diye ağıt yakmama az kaldı.
sonucu hayal ederek teselli ediyorum kendimi. dönüşü muhteşem olacak. kendi işlerinin peşinde koşacak isteği ve gücü olsun inşallah.

mektuplar yazarım, koliler gönderirim (içinde sevdiği mamalar olan). eksikliğimi oradan da hissetmez inşallah.
bu sefer sahiden büyüyecek oğlum. adam olacak. adam olsun, insan olsun oğlum...

sonracıma geri kalan herşey teferruat işte.
ufaklığımı düşünüyorum. okulunu, istediği bölümü, çabalayışını...
seviyorum çocuklarımı... beni gitmekten alıkoyabilecek tek güç onlar.
zamanı geldiğinde onların da beni anlamasını hâlâ bekliyorum. bir onlar anlayacak beni onu da biliyorum.

dahil olduğum toplulukta ise bir şeyler oluyor. içeride ve dışarıda. kendimi içeride olanların dışarısında tutmaya çalışma gayretlerim her geçen gün vurgun yiyor. bunun sebebi biraz da benim. biraz da onların iyiliği. karışık bir durum işte. bakalım bu akşam neler göreceğim...




istanbul
hosting