21 Ağustos 2009, Perşembe
saat: 00:03


teyzem burda ya sinirlerim tepemde.sen 35 yaşında prof olmus olabilirsin ama sosyal zekan sıfır.laf da anlatılmıyo ki önyargıların var.gel fotografımı cek feysbuk'a koyalım. tey allaam ya.bu yaşta bu zeka nasıl olur. bi insanın başka işi olmaz mı. izlediği evlenmece programlarına girmiyorum bile.

ama ayağımdaki topuklu ayakkabıya beğendiği için bana sinir olabilmesi de fazla ilginç. o uzunmus giyemiyomus. banane aq. kısalığımın bir gün kıskançlık konusu olacağını biliyodum ama...:)bir gün herkes kısa olmak isteyecek,evet.

ha bi de,gecen gece izmirdeyken oturuyoduk,susam sokağının bi bölümünden cok korkmus küçükken onu anlatıyo,sonra bulduk youtube'dan izledik,"ilerdeydi benim korktuğum yer heralde", "kesmişler heralde bunu" "izlesene.com dan bakalım bak korktuğum seyi göstercem sana bundan korkmus olamam" diye cırpındı..bi dolu siteden izledik,korkulcak bi şey olmadığına karar verdik sonunda.

yıp yıp yıp yıp radio radio radio yıp yıp yıp..:)


bi ilişkinin en güzel yanı,sevişebilmek değil konuşabilmekmiş,her şeyi paylaşabilmekmiş.bunları bu kadar gec de olsa öğrendiğim için dünyanın en şanslı insanıyım.

yüzüne bakmak,yanağını okşamak,uykunun arasında sana sarıldığını hissetmek,uykusunda elini elinin üzerine koyması,yüzünü,boynunu koklamak,"napıyosun" dediğinde "oksijenimi alıyorum" diye cevap verince gözlerinin içinin güldüğünü görmek...belki bunlar her ilişkide olan klişeler, bilmiyorum.
onca hatadan,üzüntüden "napıyorum ben?"lerden sonra, böyle bi şey yaşamak...
tanrı varsa eğer,kesinlikle sevdiği kuluyum.o acıları yaşadım,üzüldüm,ağladım belki ama onların hepsi beni ona ulaştıracak olan yolu oluşturdu.

hala hırslı, ama daha mutluyum.



istanbul
hosting