|
23 Ağustos 2009, Pazar
saat: 00:35
Bu yazdıklarımı kimin okuduğunun benim için hiçbir önemi yok.. Ne düşünürler, ne derler, bunlara hiç bakmam.. Sadece 2 okuma olsun yeter.. biri ben............. Gözler doluyken nasıl yazılır, yapmayalı çok çok uzun zaman olmuştu.. Ama irisin önünde sıvı varken ekran daha net oluyor.. Bir de kağıda yazmaktan farkı, damlaların ekrana düşmemesi.. Nasıl bir azaptır, azap mıdır bunu bile tahayyül edemezken dorukları törpülenmiş dağlarımdaki karlar bile eridi kurudu.. Atlasım bozuldu, yüzey şekillerim ne hale geldi bir bilsen güncecim... Ama bundan sanki stargate veya warpgate tarzı bir kapıdan geçer gibi yenilenerek ve bu azapları bir anda yokmuş gibi sayarak çıkarım.. Zamanla da bunlar tuz buz olup uçar gider zaten.. Ama o kapı eşiğindeki enerjiden çekiniyorum.. Toparlanmak istemiyorum, mazoşist de olmadım hiç ama, yapamam demiştim ya....yapacağım'a çeviriyorum bunu ben... YAPACAĞIM... Bunu bir önce dediklerime bağla, onu da bir önce dediklerime.. Güneşin ufka değdiği yer 1.30-1.40 arası.. bak gör işte.. 3.05-3.13 arası............ Ulak filmi nasıl tetikledi bir bilsen. . . . . Film bahane.. ......BSY | ||
|
|
||