|
23 Ağustos 2009, Pazar
saat: 01:48
Söyleyemediğim Neden geldin ki? içimdeki taşlara vura vura gitmiştin ayaklarını gece vakti alacaklarını almış bir alacaklı gibi gündüzden korkar gibi oysa bir zamanlar tüm sokaklarım denize cıkardı benim bütün cocuklarım neşeli bütün kadınlarım bakireydi uçurtmalarım tanrıyla körebe oynar caddelerimden kimsesizler geçmezdi ve bir gece çekip gittin önce yağmur ormanlarım kurudu kuraklık topraktan insana bulaştı tüm insanlarım leş tüm hayvanlarım insan oldu şehirden kaçar gibi gitmiştin hemde salgın vardı benim caddelerimde sokaklarıma kolera vurmuştu suyumdan içene yalnızlık bulaşırdı ama sen yoktun kurtulmuştun bense şehrin girişindeki tabelaya nüfus sayısının altına -1 yazmakla meşkuldüm elimdeki yağlı boya ile görmemiştin tüm yaşadıklarımı tüm yaşattıklarını dilimde bir vur emri var !! tüm bu yaptıklarına karşın ama yeni bir darbeye alışık olmayan kalbim kelepçesiz dolaşmana izin vermekte topraklarımda nedendir bilemedim sebebini ama ihanet bedellenir belki die sustum cıkmasın diye ağzımdan o vur emri konuşamadım yinede aklımda değil ama aslımda takılı kaldın vazgeçtim tüm sözlerimden gelsene bu akşam eğer başka bi kalbe sözün yoksa.. | ||
|
|
||