23 Ağustos 2009, Pazar
saat: 04:55


Ya bu şehir ufak ya da benim bahtım okyanusdaki balık olup yüzme bilmemek kadar ironik... Kendimi bu aralar bisiklet ve koşuyla hırpalıyorum. Direncimi en sona kadar getirip üzerine bir pedal ya da bir adım atıp zorluyorum... Öyle bir gecenin ardında gece istanbul maratonu ve iyilik sadece filmlerde kalamdığı ya da yaşadığım bir film gibiydi... Daha önce bir kere daha yapmıştım buna benzer bir olayı hayat bazen kendini tekrarlıyor... Aşırı alkollü ve üzgün kadınımız ile karşılaşılır... Yarın barışacağı bir sevgilisi vardır... Ama birinin onu evine götürüp bugün hata yapmasını engellemesi gerekir... Dört ay sonra kendime yakın, sana yakın ama çok uzak olduğum bir gecede karşı apartman komşuna yardım etmiş olmam benim adıma çok ironik olsa gerek hayatımın hataların da kendi doğrularımın da adresi aynı sokak... Çok sinir bozucu ama öyle konuk oyuncumuz (üzgün kadın) apartmandan girdi. Ben yan apartmanın eşiğindeki tek basamağa oturdum... Karşı apartmanın eşiğinde çok öncelerde antony konserinden sonra geldiğim yerde seni düşünmeden dinlemek adına oturdum. Yere baksam karşıdan görsen mahçup sanarsın... Kafamı dik tutsam. karşıdan görsen halen ipler elinde sanırsın... kafamı gök yüzüne kaldırsam... Korkıuyorum apartmanlar arasında bir avuç gökyüzü gözüküyor. Kadraja bir yıldız sığıryor ancak korkuyorum. O yıldız da kayarsa ve ben dilek tutmak zorunda kalırsam... Çok yakın bir dostum bir hatadan geçen beni çevirdi... Bir soru sordu... Onu mu özledin yoksa flörtü romantizmi mi özledin? Bir an kaldım... Cevabı anladı... Joker hakkımı kullanmadan doğru cevabı verdim...

istanbul
hosting