|
24 Ağustos 2009, Pazartesi
saat: 00:26
Tanrının mevsimlerinden sonbahar Ağır ağır yaklaşmaktayken o mevsim el değiştirmekteydi sonbahar yapraklarını döke döke gelirken son mu acaba göreceğimiz bu bahar? bense camdan mevsimi bekliyordum aralık perdeden insanları sayıklarken o hücre evinde sabaha karşı aşka yardım ve yataklık ederken yakalandım. suçlumuydum ben bile bilmezken apar topar sürüklendim metrelerce halsizdim saatsiz ve artık beklentisiz gelme son/bahar son olcak bu bahar sabaha karşı salıverdiler beni kolumdaki morluklarla gözümde korkularla sanki bir kuyudan kaçak çekilen su gibiydim kaçak göçek avuç avuç içilen biriktirilmeye bile gerek duyulmayan renksiz yersiz uykusuz yürüdüm!!! aynaların önünden geçerken farkettim yüzümdeki şarapnel izi aşktan bana kötü bir hatıra sanki gülümsememden eser yokken yaralar kol gezmekte her yerimde tam alışmışken sokaklara köşe başımda yine aynasızlar kol gezmekte yine mi ben tanrım ya bu sefer ki neden ? üstümde sensizlik bulundurmaktan mış arandım saatlerce narkotik tarafından yok işte kimsesizim bulamadılar seni kabullenemez haldeyim neden beni cinayetten aramamakta ki bunlar? halbuki sana gelirken yolda bütün geçmişimi bıçaklayarak gelmiştim... | ||
|
|
||