|
24 Ağustos 2009, Pazartesi
saat: 01:32
+ Derinlere inmeye hazır mısın? - Ben hazırım asıl sen hazır mısın karanlığın merkezine inmeye? + ... - Ne o ürküttün. Senin fikrindi unutma. İçimdeki karanlığı görmek istediğini söylüyordun. Bak yol yakınken dönmelisin. + Hayır.Dönmeyeceğim! O karanlığı yaşayıp, o karanlığı yok edicem - HaHAhAhAhA + Komik olan ne? - Ahahaha daha önce de görmüştüm bu film o sahne aklıma geldi. + Ne film? - Hazırsan Başlayalım. Çok uzadı. Deli cesaretine hayran kalmıştım. Beni görmenin yolu olarak bunu öngörmüş bende kabul etmiştim. Herşeyden habersizdi. Onu bu oyunda döndürmek için çokta fazla çabalamamıştım. Biliyordum ki ne kadar anlatmaya çalışsam da masal gibi gelecek ve bildiğini okuyacaktı. Yaşayarak görmeliydi ve öğrenmeliydi. Tedirgindi. Gözlerinden bunu anlayabiliyordum. Daha yeni yetmeydi ve onun için bu çok zor olacaktı. Gülüşlerim sinirlerini bozuyordu. Sakinleşmesi için sigara uzattım. Elleri titriyordu. Birlikte balkona çıktık. Gökyüzü her zaman olduğu gibi yine muhteşemdi. - Karanlıktan korkar mısın? + Hayır - Peki ya sessizlikten + Hayır - Peki ya yanlızlıktan? + Hayır diyorum herif! - Peki ya hem karanlık hem sessizlik hemde yanzlıklık varsa? yine cevabın hayır mı olur? + Hayır olmaz - Şimdi korkar mısın? + Yeter çok cene caldın. Görelim şu karanlığı Farkında olmadan sakinlemişti. Artık tedirginlik gözlerinden gitmiş yerini hırs bürümüştü. Artık kendinden daha emindi daha doğrusu emin olduğunu sanıyordu. Birazdan hem karanlığı hem sessizliği hem de yanlızlığı görecekti. + Birazdan bir uykuya dalacaksın. Kendini serberst bırak ve gördüklerini bana anlat.Seni geri getirmek için parmağımı şıklatacağım ve herşey bitecek. - Gelmezsem de her şey bitecek (: + Saçmalama böyle bişey olmayacak - Önce çığlıklar içinde karanlığı görürsün, sonra büyük bi sessizlik alır başını, ve anlamadan yalnız kalırsın korkma tamam mı? | ||
|
|
||