24 Ağustos 2009, Pazartesi
saat: 21:54


kötüyüm.
iki şey var diyebileceğim;

küçük bir cinnet her şeyi çözer.
ve bi' gün yolda yürüyordum.
bi' şarkı duydum.
kalbim acıdı.
bir de kahveli göğsüne düştüğüm anne.
bazen kahve kokmuyor göğsü. lavlar akıtıyor.

ve tüm bunlar olup biterken; bir adam var bende; "biz" de.
sırf bu yüzden her şeye nanik.
-----------------------------------
aynı düzlemde miyiz?
ııııhm. yok. cık. çıt .şık.
bi' ses; pıçııışş. huuop; geldi. üst solunum yollarında kıpırdanma.

karadutları severim; pıtır pıtır oynayıp; legolardan oyunlar kurarım; ağdalı, reçineli hafiften; kaşım gözüm mosmor oldu boyadan.

tüpçü dükkanına daldım; ne var ne yok bakmaya fırsatım olmadan ses ettiler; vaşak bozuntusu koş geeeeeeeeel.

ışıklı ışıklı böyle; herkesin kafasında neon tabelalar. konuşulanları dinlemiyorum, allayıp pullayıp egolarınızla;satmaya çalıştığınız varoluşunuzla hiç ilgilenmiyorum. benim derdim o şeffaf hani habire kafamızın üstünden geçip de kaybolan baloncukları yakalamak. tek başıma değilim bu salt mutluluğumda ya da tekim; ikiliğin doğurduğu en masum "bir"likte.
onların aptal bir mekanizmadan oluşan aletlerden çıktığına inanmıyorum; kesinlikle gerçeküstü.
"nedensillik dışı bağlayıcı bir ilke"(bakın ne de entelektüel laflar etmekteyim)
sonra baloncuklar uçup gitti hayalimden; bıçak geldi kesiverdi. gerçeğe döndüm bir an.
sonra tüpçüde boğuldum; sıkışıverdi vücuduma kan pompalayan o gariban. dedim beni kovuğuma bıraksanıza ey düşünceler.

sonra. şarkılarrrrrrr. eheke tete haha hühü dedim içten içten; hızlanıverdi ritmim küfrettim de küfrettim.

ve en sonunda.
elimde kalan tek şu var...o'na.
özlem. kocaman. çok kocaman.

ha demiş miydim?
ben mesihim.




aynı düzlemde miyiz?


istanbul
hosting