25 Ağustos 2009, Salı
saat: 12:40


savaş haberleri görmekten rahatsız olurken ben, savaş haberiyle uyanmanın dayanılmaz andavallığı ile uyandım. kıçım açıkta kalmış olmalı. rüyamda sürekli telefonla aranan bir yerde idik ama odtü imiş. karanlık bir oda içerisindeydik ya da gökyüzü alacakaranlıktı hep. sürekli 'güneydoğu da bir patlama daha' sesi aranan telefondan hepimize ulaşıyor ve sebebini bilmiyoruz. kaosun rahatsızlığı kokuyor bulunduğumuz oda delicesine. tek bildiğimiz bir çatışmanın, gittikçe yayılarak tüm bölgeye dağıldığı ve iç savaş halini almaya başladığı. bi de bulunduğumuz odaya sürekli birilerinin girip çıkıp uyuyuyup uyanmasının verdiği rahatsızlık.
en son bir telefon geliyor. telefonu açan kız, ağzı açık bir biçimde dönüyor ve diyor ki, bölgeye bizim çocukları sokmamışlar, girememişler diyor. bizim çocuklardan kastı gayet arkadaşlarımız asker vs değil.
o an kocaman bi yıkılış yaşadım, şiddet öfke ve hayal kırıklığı ile dolu ve ağzımdan
'sosyalizm diye herkesin eşitliğini ve özgürlüğü savunurken, nasıl da etlik milliyetçilik ile kullandılar hayallerimizi, emel ve amaçlarımızı!' diye bir haykırış kopuyor ve kalktığım sandalyeye yıkılmış bir biçimde oturup kalıyorum.

ananın! diyerek uyandım. ayağa kaltım başım döndü ve tekrar yatağa düştüm.
sevmiyorum savaşı da haberlerini de rüyalarını da, etnik-ulusal milliyetçiliği de.
rahatsızım şu an çok.

istanbul
hosting