|
26 Ağustos 2009, Çarşamba
saat: 23:34
Duygusal zina Dalga boyu artık fazlasıyla bedeni aştı. cinayet yeri gibi,kan gölü oldu bir anda ortalık. dakikalar sonra sirenler içimden geçer oldu. hayatlar hayallerin içine geçmişken katil çoktan parmak izlerini toplamış yalpalayarak burdan çok uzaklarda seyre dalmıştı. kaçarken çıplak görülmüştü ama umursamamış katilin maktülü sevemeyecek kadar gördüğü o kısa sürede beyninde bir ayrılık sahnesi nüksetmişti işte o ayrılık; aşığın etinin tırnağından ayrılması gibiydi. ayrılıkların ölüme eş değer yürüdüğü bu yolda vazgeçmek sanki yan yol gibiydi katilin maktülden ayrılması gibiydi ve en kötüsüde ne olur biliyormusun yokluk boy gösterir ya en önsırada içi boş bulutlar döner durur ya üzerinde, ne yer yer, ne zaman zamandır ya artık. işte kalkıp gitmek gerekir belki uzaklara bi yerlere. içinden hiç bişey geçirmeden, ardında çok şey bırakmadan belkide bunu bir telafi şekli sanarak o kan gölünde ayak izi bırakmadan eş zamanda; maktülünse gözümün önünden siyah beyaz kısa metraj hayatlar gecer , sadece ölüm kalmıştır ona. ek yerinden tutturulduysada ne fayda bedenin içindekiler gitmiştir ağır ağır. mezar taşının üstü imla hataları ile dolu bir bedene yapılmış apaçık duygusal bir zinadır bu aslında. | ||
|
|
||