|
28 Ağustos 2009, Cuma
saat: 01:30
Arka mahalle ölüleri Mahalle arasında bozulan ağzım gün geçtikce tercüme istemekte biraz kirli biraz nemli dilim bu aralar yinede arka mahallenin en tevazu en inatçı çocuğuyum ben herşeye rağmen burdayım özlem var avuçlarımda mavi renge çalan gözlerinde bitap düşmüş sözlerinde sahipsiz bedeninde yansada bir türlü tükenmeyen hep o yangından ilk kurtarılan kokun var beni vurup gittiğin gözlerini hala saklıyorum sandıklarda yastık altlarında çok özlersem bazen alnıma dayıyorum seni hissediyorum dün gibi bir aşktan yaka paça atılmış gibi hissediyorum bazen vuruyosun kalbimin kıyılarına sabaha karşı kimse yollara dökülmemişken giderken üstünde ne varsa hala o var döndüğünde de üstünde hatırlarmısın iki çocuğun ulu orta seviştiği bu mahallede ellerimizle umursamadan fünye arardık gitmekten daha kolay gelirdi belki ölmek bize ama sen avuçlarında fünyelerle dolu giderken benide o mahallenin orta yerine astılar ibret olsun diye bedenim aleme ibret olsada ruhum yas tutmakta yinede toz konduramaz ellerim sana bir türlü çünkü; hani en sevdiğin arkadaşın annesinden dayak yer ya mahallenin orta yerinde ve sen onun yerine utanırsın gözlerini yere diker,görmezden gelirsin ya işte bende böyle utanıyorum senden defalarca dayak yesemde vazgeçemediğim senden sana ilk gördüğüm yerde sarılmak istiyorum.. hemde allah, din, iman yok gelde,sana tapayım der gibi sarılmak istiyorum... | ||
|
|
||