29 Ağustos 2009, Cumartesi
saat: 22:10




biri vardı.
okuduğu her kitabn kahramanı sanıyordu kendisini.daha kitabın ikinci sayfasında seviyordu yeni bulduğu 'ben' i.
her sayfada değişiyordu mimikleri,sinirlendiyse kahraman titriyordu elleri.gözlerini dikiyordu kitaba khraman üzüldüyse eğer,ne olacaktı şimdi?
öyleydi o.hayata başkası olmak için gelmişti.sevmediği tek kişi kendiydi.
okuduğu her sayfada hayat ona yeni renkler sunuyordu,yeni elbiseler,yeni kızlar,yeni erkekler,yeni toplu iğneler...kendini acıtsın diye yeni kesici aletler..ne hoştu hayat.her dakika yeni,değişik,beklenmedik olaylar oluyordu.kahraman kusuyorsa,midesi bulanmaya başlıyordu.kusuyordu o günden sonra bi kaç hafta kadar.hayat ne kadar da iğrençti.tuhaf olan şuydu ki,aslında o da hayat kadar iğrençti.ve nedense aynaya bakacak kadar sevemememişti kendini.
öyleydi o.hiç göremedi kendini.
kahramanları vardı onun.hiç kahraman olamadığı hayatında hep öyle sandı kendini.çok sevilen,en iyi,en vazgeçilmez ve tabi ki en değerli..
sandı..kitabının kahramanı ne zaman aşık olsa;işte diyordu,işte bu.aldığı her nefes ona aşık olunması içindi,bir kere bile gerçekten tatmadığı bir tadın müptelasıydı.aksın istiyordu başkalarının ağzından,onun ağzına..damlasın..günlerce düşünsünlerdi onu.ve acıdan kıvransınlardı.bencildi,feci şekilde farkındaydı.ama tabi ki bu onun suçu değildi...hayat ve tabi ki hayatının kahramanları böyle olmayı uygun görmüşlerdi.
öyleydi o.
gülerdi bazen.kahramanı güldüğünde.
sanırdınız ki gülmesi içten,oysa sadece bir emirdi bu,kitabın kahramanından hayatın soytarısına verilen...

istanbul