|
30 Ağustos 2009, Cumartesi
saat: 00:12
dün özgün'ü yolcu etmek için buluştuk aslında, ama muhtemelen benim de bizimkileri uzun bir süre için son görüşümdü, böyle toplu halde en azından. begüm yoktu gerçi, tatile çıktığı için, ama birkaç gün önce görmüştüm onu en azından. bütün akşam herkes bir durgundu. özgün hüzünlenmesin diye canlanalım istiyorum, ama herkesin canı başka birşeye sıkkın, kesik kesik sohbet edebiliyoruz ancak. ama gece, iki kişi fire verdikten ve geri kalan dört kişi birşeyler yemek için sakarya tarafına gittikten sonra neşelendik nihayetinde. ayrılırken kötüydü gerçi yine. özgün taksiye binmek yerine yürüyerek gitmek istedi. sarıldık, iyi şanslar diledik, şakalaşmaya çalıştık ama pek gülemedik, bir türlü kımıldayamadı, birşey demeden öyle baktı durdu, hepimiz gülümseştik, sonra işte gitti, biz de kendi aramızda hiç konuşmadan arkasından bakakaldık bir müddet. bir süre sonra, birden arkasına dönecek olur, bizi böyle görüp de üzülmesin diye hızlıca ters istikamate yürümeye başladık. öyle işte. bu sabah babası gelip alacaktı. birkaç şehir gezip arkabalarla vedalaşıp gidecek sonra. güzel bir dört yıl geçirir umarım, ne diyeyim. bugün de mehmet'le tütün almaya gittik, dışkapı'ya. fiyatlar akıl alır gibi değil. sonra da kuğulu park'ta çay içerek konuştuk durduk. kendimle ilgili konuşmayı öğrenmişim biraz, onu fark ettim. mehmet'in de ikinci kere aynı orospu çocukluğuna maruz kaldığını öğrenmek üzücü, ama bunu "zaten ben.."li bir ezikliğe dönüştürmediğini görmek güzel. pazartesi gecesi ya da salı sabahı için yeniden bilet almam lazım. hiç istemiyorum. bir ay kadar ankara'ya dönmeyeceğim ve sürekli yolculuk halinde olacağım için herşeyi adamakıllı planlamam lazım. bütün belgeleri hazır ettim sanıyorum. üzerlerinden birkaç kere daha geçmem lazım yine de. bütün bir yolculuk güzergahını düşünüp durduğumda hiç fark etmediğim başka bir iş çıkıp duruyor, düşündükçe sıkıntı basıyor. hem daha fazla çalışmak da istemiyorum diyeceğim ama zaten hiç çalışmadım. tarih yaklaşıp hiç çalışmamış olduğum gerçeği iyice dank ettikçe zaten olmayacakmış gibi bir hisse de kapılıyorum. biletlerin geri kalanını almadım bile o yüzden. mülakatlar bir geçsin, bakarım. böyle işte. | ||
|
|
||