31 Ağustos 2009, Pazartesi
saat: 05:03


o gün cihangirde sadece duymadıkllarını anlatım gerektiği ve olması gerektiği gibi... bir an gecelek görmediği kırgınlıklarım, öfkem, kaybettikleri ve gerçekler ile yüzleşecek... Bunu ben yaparsam unutucak ama hayat yaparsa ruhunun bir yerine latince bir dövme gibi işlenecek... Mürekkeple ruhuna pişmanlığının eklibrisini yapacak... Bu sadece onun romanın önsözünden önceki 3. hamur sayfadan daha ruhsuz teninde bir iz kalıcak...

bazen çok basit anlar vardır... dün gece sahurda son anları son bir barkak su içeyim.. Tam o sırada annem su istedi.. bir bardak önce ona götürdüm...sonra mutfağa girdiğimde ezan okunmaya başladı... sevgi bazen kendiniden bir yudum su için vazgeçmektir...

Düşünüyorumda ben kendimden vazgeçtim... Onu ayağa kaldırdım.. Enkazdan kurtardım... Tam sıra bana geldi... Ve gitti...Gitti ama zamanı gelince bir adım dahi mesafe ilerlemediğini anladığı "an"... Ona bakmak isterdim. Arkasında ben önce onun gözlerini görmek... sonra kendi gözlerimi görmek... O bir cümle diyemeyecek ve ben onun gözlerine bakıp...
"Seninle çok "ilk" yaşadım. Ve birinin pişmanlığından ilk defa haz duydum. Sadece beni böyle bir adam yaptığın için seni affetmeyeceğim..."

istanbul
hosting