|
31 Ağustos 2009, Pazartesi
saat: 16:19
Masamın üzerinde sayfalarca evrak, mail kutusunda cevap bekleyen yüzlerce mail, benim yerime gelecek olan kişiye devredilmesi gereken tonlarca iş, sonrasında kendi gidişim için hazırlanacak valizler, veda edilecek arkadaşlar, yaşanacak stresler ve özlemler var. yetişemiyorum hiç bir şeye. bir istifa edebilsem her şey çok daha güzel olucak ama yüzüstü bırakamıyorum kimseyi. bir senemi geçirdim bu ofiste, zaman zaman o kadar çok sinirlendim ki, eylül ayında istifa ettiğimde pişman olmayayım diye, günceme küçük küçük notlar yazdım o anlarda. ama yine de alıştım buraya, ilk başlarda belediyede stajyer olmadığımın algılanması ile geçti sonrasında tamam kalıcı ama işi ne süreci başladı, aslında bu süreç hiç bitmedi, 1 yıldır hala ne iş yaptığım anlaşılmış değil ama en azından birinin ağzından Avrupa Birliği lafı çıktı mı buraya yönlendirilmesi gerektiği anlaşıldı bir yılda. ne kadar kızıp şikayet etsem de, kapıları çarpıp çıksam da, yine de bana hayatımda en çok yapmak istediğim şey için fırsat verdi burası bana. birilerini silkelemek, etrafındaki fırsatlardan haberdar olmalarını sağlamak, cesaret edenleri yeni hayatlarına yolcu etmek. çok büyük bir şans daha getirdi burası bana, hasan'ı getirdi hayatıma, yine belediyenin aracılığıyla gidicek olması da işin diğer tarafı tabi. içimde bir boşluk oluşuyor gidiceğini düşündüğümde... onun gidişini mi kendi gişimi mi düşünsem bilemiyorum, hiçbiri için vaktim yok, vakit bulduğum zaman kafama üşüşecek olan şeylerden korkuyorum. son 10... | ||
|
|
||