|
31 Ağustos 2009, Pazartesi
saat: 23:01
sen bilemezsin ellerini nasıl da güzellerdir ve nasıl da sıcak ve sen bilemezsin yüreğini nasıl da temizdir nasıl da saf. korkarım hep ben sen bilemezsin neden korktuğumu bu kirli dünyada düşersin de üstün başın kötülük olur diye korkarım ellerin yara bere içinde kalır o güzel gözlerini acıtırlar gözlerindeki ışığı çalarlar diye korkarım sen bilemezsin. sen bilemezsin çenen ne kadar güzeldir senin ne de güzel taçlandırır onu dudakların sen bilemezsin dudaklarını nasıl da güzellerdir nasıl da saf ne de güzel sözler için kıvrımlanmışlardır ve dudak kenarların ne kadar naif ve incedir ve ne de güzel akar ordan temizliği yüreğinin. korkarım ben bazen uzaktan da olsa ve sen bilemezsin korkarım çünkü bir gün seni de emer diye endişelenirim bu karanlık dünya o pembe düşlerine kara çalıcaklar diye korkarım dudak kenarlarında görmek istemediğim yaşları görürüm diye korkarım sesin ne de güzeldir sen bilemezsin ne mistik hikayelerdeki kuşlar daha güzel öter senden ne de mehmet akifin 'bülbül' ü senden daha güzel olabilir. sesin ne kadar yumuşaktır sen bilemezsin ve ben korkarım çocuk ağlamaları terkedilmiş sevdaların ulaşamadıkların ve acımasız dünya çalıcak sesini bir gün güzel sözler akamayacak diye dillerinden korkarım. ben seni kaybetmekten korkmam sen bilemezsin çünkü sen her an benlesin bilemezsin gözlerimi ilk açtığımda hep gözlerinin doğduğunu günüme güneş diye ve ellerini tuttuğumu ilk akan su yerine. korkum seni kaybetmekten değil benim bilemezsin dünyanın bir köşesinde o kocaman yüreğini gözlerindeki o parıltıyı kaybetmenden... | ||
|
|
||