|
01 Eylül 2009, Pazartesi
saat: 00:15
nasıl tiksiniyorum asmalımescitlerinden ve aptal milliyetçiliklerinden. ve aptallıklarıdan, bir de para kazandıkları için kendilerini çok akıllı zannetmelerinden. yok hayır, aslında çok akıllı zannetmiyorlar, farkındalar aptallıklarının ama açıkça söylemiyorlar. zaten oyunun kuralı bu, hiçbir şeyi açıkça söyleme. boş boş, anlamsızca konuş, ajanda gibi konuş, bütün finans avukatları, spk uzmanları, banka danışmanları olarak açıkça adı konmamış bir anlaşma yapmış gibiler: ajanda gibi konuş. birisini görünce başla anlatmaya, hangi gün ne yaptın, nereye gittin kimi gördün, otuzunu geçtiysen kiminle evlendin ve yavruladın mı ve bütün bunlar uygun bir biçimde arranje edilirken hangi gün ne yaptın. başta anlatmaya, o gün cohen konseri günüydü, öbürü çok "hoş" bir yer arnavutköy'de orada yemek günü, öbürü bıy bıy bıy. nasıl tiksiniyorum herkesi ve herşeyi küçümsemeye çalışmalarından. garsonları ve mendil satmaya çalışanları ve sekreterlerini ve "türbanlıları" ve bilcümlesinden nasıl da irite oluyorlar. allahım ya ben onlardan nasıl irite oluyorum. olabilecek en kötü cezaya çarptırılmış gibi hissediyorum on dakikayı birlikte geçirmeye mahkum edilince, hiç konuşmadan suratlarına bakıyorum, sanki habitus'u ve bunun kimi biçimlerinden nasıl katil olunduğunu uygulamalı olarak anlatan bir doktora dersindeyim, uygulamalı borudieu. katil olmam bir an meselesi, sabır çekiyorum içimden, bu süreç bitince, hangi amına koduğumun süreci onu da tam çıkaramadım ya, bir gün bir şekilde mümkünse ölmeden önce biterse daha iyi bir insan olacağım herhalde diye geçiriyorum içimden. nasıl korkuyorum onlara benzemekten bir gün, ya da belki daha fenası already benziyor olmaktan mesela frankly speaking. ah bir miktar masumiyet, canımı verirdim senin için. o değil de yıllarımızı verdiğimiz bütün her yer rezilane milliyetçi, devletçi, orducu ve anti-akp olma ayağına liberal avcısı olmuyor mu, illet oluyorum. asmalımescit tiplerine olan bütün hıncımı en sonunda bu yavşaklardan çıkaracam o olacak, yazıklar olsun be size. bütün delikanlılığınız roni'nin üzerine boya atma delikanlılığı mıydı be reziller? sarı levent var, veli küçük var, mehmet ağar var boya atılabilecek, gencecik çocukları pim çekme manyaklığıyla öldürenler var, ermeni dölü roman dölü kürt dölü diye böğürenler var, yok beğenmedik dersen kadınlara tecavüz eden döven öldüren var gani gani, yok götümüz yemedi biz roni'ye atıyoruz, o olmaz işte. o olmaz maalesef. yazıklar olsun be, yıllarımız geçti birlikte, hakkımı helal etmiyorum lan hiçbirinize. bu dünyaya noluyor? neden hepimizi alıp bir yerlere fırlatıyor? hem de birbirinden bu kadar farklı, terso ve rezilane yerlere ta ebesini sikiyim! | ||
|
|
||